TÜBİTAK Projesi, 2209-A - Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı, 2024 - 2025
Türkiye yapımı psikoloji temelli
yapımların gerçek terapi seanslarını yansıtmadığı ve bununla beraber etik
değerlerin de birçoğunu karşılamadığı gözlemlenmektedir. Söz konusu gözlem,
Türkiye’deki yapımlarda yer alan psikolog, psikiyatrist, danışan kalıplarının
genel kullanımının da zaman içerisinde dönüştüğü gözlemiyle birleştiğinde,
dönüşümün nelerden kaynaklandığı ve nasıl bir dönüşüm yaşandığı sorgulamasını
beraberinde getirmektedir. Gelenekselden Dijitale: Medyada Psikolog,
Psikiyatrist ve Psikolojik Vaka Temsillerinin Dönüşümü başlıklı araştırma
projesi, geleneksel medyada ve dijital medyada yer alan yapımlardaki psikolog,
psikiyatrist, danışan algılarını karşılaştırarak zaman içerisinde yaşanan
dönüşümün nedenlerini bulgulamayı hedeflemektedir.
Medyanın yüksek reyting kaygısı,
izleyici talepleri, bütçe gibi nedenlerle yapımlarda gösterdikleri esneklik
veya sınırlılık, psikoloji gibi hassas
bir meseleyi ele alan yapımlarda etik değerlerin zarar görmesine yol
açabilmektedir. Etik sınırların kaybı ile ilgili literatürde var olan
çalışmalar olsa da, Gelenekselden Dijitale: Medyada Psikolog, Psikiyatrist ve
Psikolojik Vaka Temsillerinin Dönüşümü başlıklı araştırma projesi yapılmış
çalışmalara ek olarak, psikoloji ve medya disiplinlerini bir araya getirerek ve
hem geleneksel medyada hem dijital medyada üretilmiş psikoloji temelli
yapımları inceleyerek karşılaştırmalı bir rapor sunacak; bu raporu alanında
uzman psikolog ve psikiyatristlerle birlikte geliştirerek bilimsel bir çıktı
ortaya koyacaktır.
Araştırmada içerik analizi ve
derinlemesine görüşme yöntemleri uygulanacaktır. Geleneksel ve dijital medyada
yer almış psikoloji temelli yapımların psikolog ve psikiyatrist karakter yazım
süreçlerindeki değişimleri, izleyici yorumlarından da yararlanarak uzman
psikolog ve psikiyatristler ile birlikte incelenecektir.
Araştırma tamamlandığında
literatüre karşılaştırmalı bir rapor sunulacak ve böylece medyadaki etik
ihlallere dair yeni tartışma konuları ortaya atılmış olacaktır. Çalışmanın,
alanda yapılacak diğer araştırmalara kaynak olması ve medya alanında çalışan
senarist ve yapımcılara özellikle etik ihlaller konusunda pozitif anlamda ilham
olması beklenmektedir.