“Tipografik İz / Typographic Trace”
Bu çalışma,
yazının okunmak için değil, kalmak için
var olabileceği düşüncesinden doğar.
Tipografi burada bir anlatı aracı olmaktan çıkar; zaman, hareket ve bellekle
temas eden bir iz hâline gelir.
Fotoğrafın
yakaladığı an, durağan değildir. Işık, yüzey ve doğa; anlamı sabitlemek yerine
onu aşındırır. Dijital tipografi ise bu aşınmaya direnmez; aksine çözülür,
dağılır, okunamaz hâle gelerek varlığını sürdürür. Yazı, kendini temsil
etmekten vazgeçtiği anda görünür olur.
Bu iş, anlamın kalıcılığına değil, geçiciliğine
odaklanır.
Sözcükler tamamlanmaz. Harfler yön değiştirir. Metin, izleyicinin belleğinde
yeniden kurulur. Okuma eylemi yerini algıya bırakır.
Tipografik
İz, görsel olan ile dilsel olan arasındaki
sınırı belirsizleştirir. Yazı artık bir bilgi taşıyıcısı değil; doğanın,
zamanın ve dijital müdahalenin ortak üretimidir. Bu üretimde kontrol yoktur,
yalnızca karşılaşma vardır.
Bu manifesto,
netlik iddiasını reddeder.
Anlamı kapatmaz; açık bırakır.
Çünkü bazen en güçlü ifade, geride
kalan izdir.
— Yeliz Bilir, 2025