Genişletilmiş Kalecki Modeli Çerçevesinde Finansallaşma ve Emek Payı İlişkisi: Seçilmiş OECD Ülkeleri Üzerine Teorik ve Ampirik Bir Analiz
Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İktisat Anabilim Dalı, Türkiye
Tez Danışmanı: Mehmet Şişman
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
1980’li
yıllardan itibaren Keynesyen talep yönlü politikaların yerini arz yönlü
politikalara bırakması ve beraberinde neoliberal ekonomi politikalarının
benimsenmesi, bölüşüm dinamiklerindeki değişimin temel arka planını
oluşturmuştur. Bu süreç, finansallaşmanın derinleşmesine, emek piyasasının
esnekleştirilmesine ve küreselleşmenin ivme kazanmasına katkı sağlamıştır. Post-Keynesyen/
Kaleckiyen yaklaşıma göre bu dönüşüm, emeğin pazarlık gücünü zayıflatırken
firmaların monopol gücünü artırmasına olanak sağlamış, böylece emek ile sermaye
arasındaki güç dengesi sermaye lehine kaymıştır. Bu kapsamda son yıllarda finansallaşmanın
ulaştığı boyut ve kapitalizmin evriminde üstlendiği rol göz önünde
bulundurulduğunda, finansallaşma ile emek payı ilişkisi heterodoks iktisat
literatüründe giderek daha fazla önem kazanmaya başlamıştır.
Bu
doğrultuda bu tezin amacı, finansallaşmanın farklı boyutlarının pazarlık gücü
ve monopol derecesi kanalları üzerinden emek payıyla olan ilişkisini teorik ve
ampirik olarak incelemek ve aynı zamanda küreselleşme, emek piyasası kurumları
ve teknik değişim gibi literatürde öne çıkan diğer potansiyel belirleyicilerin etkisini
birlikte değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda teorik çerçeve, Hein
tarafından genişletilen Kalecki bölüşüm modeline dayanmakta, ampirik sınama ise
1995-2019 döneminde 13 yüksek gelirli OECD ülkesinden oluşan panel veri analiziyle
yürütülmektedir. Analiz sonuçları Kaleckiyen teoriyle uyumlu olarak,
finansallaşmanın yapısal göstergeleri ile emek payı arasındaki negatif ilişkiyi
ortaya koymakta, bununla birlikte finansallaşma, küreselleşme ve emek piyasası
kurumlarının emek payı değişimini birlikte şekillendirdiğine işaret etmektedir.
Elde edilen bulgulardan hareketle emeğin pazarlık gücü ve toplam gelir içindeki
payının artırılmasına yönelik olarak; finansal piyasaların düzenlenmesi ve
denetimi, küreselleşmenin emek aleyhine etkilerinin yumuşatılması, emek
piyasası kurumlarının güçlendirilmesi ve maliye politikasının bölüşüm aracı
olarak konumlandırılması önerilmektedir.