Psikoloji ve diş hekimliği öğrencilerinin anksiyete düzeyleri


Creative Commons License

Dr. Öğr. Üyesi HÜSEYİN ÖZKAN

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Beykent Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Psikoloji, Türkiye

Tez Danışmanı: Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Ebadi

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İnsanın süregelen hayatının kaçınılmaz bir parçası olan anksiyete, bireyin günlük hayatında karşısına çıkmaktadır. Günümüzdeki haliyle anksiyete kavramı ruhsal problemlerin açığa çıkışı ya da ruhsal problemlerin önemli bir sebebi olarak görülmektedir. Anksiyete olumsuz, kötü bir olayın yaklaştığı düşüncesiyle davranışsal, bilişsel ve fizyolojik belirtilerle kendini göstermektedir. Bu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinin anksiyete düzeylerinin ortaya çıkarılmasını sağlamaktır. Bu amaçla diş hekimliği ve psikoloji bölümlerinde öğrenim gören öğrencilerin anksiyete düzeyleri karşılaştırılmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul ilindeki devlet ve vakıf üniversitelerinde öğrenim görmekte olan diş hekimliği ve psikoloji bölümü öğrencileri oluşturmaktadır. Bu kapsamda evren içerisinden rasgele örnekleme yöntemi kullanılarak 300 diş hekimliği, 300 psikoloji bölümünden olmak üzere farklı sınıf düzeylerinden toplamda 600 öğrenci katılım sağlamıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak 40 maddeden oluşan durumluk ve sürekli kaygı ölçeği kullanılmıştır. 19 yılında meydana gelen COVID-19 pandemisi nedeniyle veriler elektronik olarak toplanmıştır. Araştırmada kullanılan anksiyete ölçeği puanlarının normal dağılması nedeniyle, verilerin analizinde parametrik istatistiksel yöntemler kullanılmıştır. Veriler SPSS24 veri analiz programıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda kadınların durumluk ve sürekli kaygı durumlarının erkeklere göre daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca diş hekimliği öğrencilerinin durumluk ve sürekli kaygı durumlarının psikoloji bölümü öğrencilerine göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Barınma şekli ve gelir düzeyi değişkenlerinde durumluk kaygı puanlarının farklılık göstermediği görülmüştür. Aile gelir düzeyi yüksek olan öğrencilerin sürekli kaygı düzeylerinin de daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Üniversite ‎öncesi ‎yaşanılan ‎yer değişkenine göre il merkezinde yaşayan öğrencilerin, ilçe merkezinde yaşayan öğrencilere göre durumluk kaygı düzeylerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Durumluk ve sürekli kaygı boyutlarına ilişkin puanlar arasında zayıf düzeyde, pozitif yönlü ve anlamlı ilişkinin bulunduğu, durumluk kaygı düzeylerinin artmasına bağlı olarak sürekli kaygı düzeylerinin de artış gösterdiği sonuçlarına ulaşılmıştır.