Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Edebiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Murat Ertan Kardeş
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Sophokles’in M.Ö. 440’ta kaleme aldığı Antigone adlı tragedya, günümüzde hâlâ güncelliğini ve önemini korumaktadır. Söz konusu tragedyada önemli kavramlar ve tartışma hususları, Antigone’nin adalet arayışı, yasa kavramının iki uçlu bir biçimde irdelenmesi yani hem ölümlü bir varlık olarak insanın oluşturmuş olduğu yazılı yasa hem de özellikle ölülerin gömülmesi kararının verilmesi anlamında değişmez nitelikte olduğu düşünülen tanrısal yasadır. Ayrıca otorite ve onun sorgulanabilirliği dolayısıyla meşruluk ve yeni bir meşruiyet arayışı ve itaatsizlik de önemli kavramlar arasındadır. Öte yandan yurttaş olmak ve kadın olmanın ne anlam ifade ettiği veya etmesi gerektiği, egemen ve egemenliğin dili, simgesel ölüm ve fiili ölüm arasında ne türden bir fark olduğu da önem arz eden diğer hususlardır. Birçok kavram ve tartışmaya temas etme potansiyelini her daim mümkün kılan Antigone hem bir tragedya olarak hem de figür olarak birçok yaklaşım tarafından yukarıda bahsi geçen kavram ve temalar aracılığıyla farklı şekillerde ele alınmıştır. Görüldüğü üzere Antigone, kompleks bir yapıdadır.
Bu tezde Sophokles’in Antigone adlı tragedyasındaki Antigone’nin tarih boyunca alımlanışı ve kritik edilmesi amaçlanmıştır. Bu sorgulamayı gerçekleştirirken başta Georg Wilhelm Friedrich Hegel’in odağındaki Antigone figürüne odaklanılmış sonrasında Alman İdealistleri ve Søren Aabye Kierkegaard’daki Antigone imgesine bakılmıştır. Antigone figürlerini irdelerken Feminist düşünürlerdeki ve Psikanalizdeki Antigone figürlerindeki değişimler, tarihin tortulaşmış Antigone figürlerini açığa çıkarmaktadır. Söz konusu çalışmada bahsi geçen isimlerdeki Antigone figürleri serimlenerek meydana gelen değişimler, farklılıklar açıklanmaya ve tartışılmaya çalışılmıştır. Dolayısıyla tez boyunca tek bir Antigone figürünün olamayacağı iddiasını desteklemek üzere felsefe tarihindeki kurucu isimlerin Antigone’yi konumlandırışına bakılmıştır. Tek bir Antigone figürünün olmadığı ve olamayacağı argümanı yöntemsel olarak felsefe tarihi boyunca filozofların odağındaki Antigone’yi tartışarak göstermeyi gerektirmektedir. Bu doğrultuda seçilen yöntem, açığa çıkmaktadır. Bu yöntemi ve tezin maksadını gerçekleştirirken tezde ulaşılması zorunlu olan bir diğer sonuç da Sophokles’in Antigone’sinin üzerindeki bu düşünsel ve tarihsel birikmenin saf Antigone imgesine ulaşmanın yollarındaki imkânı ya da imkânsızlığı göstermeyi zorunlu kıldığıdır. Seçilen yöntem doğrultusunda bu tezin sonucunda başta da belirtildiği üzere tek bir Antigone figürü olmadığı ve saf Antigone’ye erişimdeki yolun tıkalı olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.