Annelerin Zihinsel Engelli Çocuklarının Gelişimsel Dönemlerindeki İlişkisel Dinamikleri ve Gelecek Kaygısı


Arş. Gör. BENGİSU AKOĞLU

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: Elif Ateş

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma, zihinsel engeli olan çocukların annelerinin deneyimlerini gelişimsel süreçler, aile içi dinamikler, sosyal ilişkiler ve destek sistemleri bağlamında bütüncül olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, nitel ve nicel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma desenle yürütülmüştür. Çalışma Mayıs 2025 - Aralık 2025 tarihleri arasında İstanbul'da bulunan bir özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemini 112 zihinsel engelli çocuğa sahip anneler oluşturmuştur. Ayrıca derinlemesine görüşmeyi kabul eden 16 anne ile çalışmanın nitel boyutu yürütülmüştür. Annelerin yaş ortalaması 36,49±7,27 yıl, çocukların yaş ortalaması ise 9,14±4,52 yıl olup; annelerin %44,64'ü lise mezunudur ve büyük çoğunluğu tek çocuk sahibidir. Bulgularda, annelerin gelecek kaygısı düzeylerinin yüksek olduğu ve özellikle ekonomik yük, bakımın sürekliliği, çocuğun güvenliği ve yalnız kalma olasılığına ilişkin kaygıların belirgin biçimde öne çıktığı saptanmıştır. Gelecek kaygısı ölçeğinin alt boyut analizlerinde, ekonomik, bakım verme ve eğitim boyutlarının anne eğitim düzeyi ve çocuk sayısına göre anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir (p>0,05). Güvenlik alt boyutunda ise anne eğitim düzeyine göre anlamlı bir farklılık bulunmuştur; üniversite mezunu annelerin kaygı düzeylerinin daha düşük olduğu saptanmıştır (KW=9,81; p<0,05). Ölçeğin toplam puanı ile anne yaşı ve çocuğun yaşı arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken (p>0,05), çocuk cinsiyetine göre de anlamlı bir farklılık belirlenmemiştir (p>0,05). Nitel bulgular ise, annelik deneyiminin tanı ile başlayan kriz, kontrol kaybı, suçluluk ve anlam arayışını içeren bir kırılma süreciyle başladığını; zamanla kabul, yeniden anlamlandırma ve güçlenmeye evrildiğini göstermektedir. Gelişimsel açıdan, erken çocukluk döneminde gelişimsel gecikmelerin fark edilmesinde güçlük yaşandığı, okul döneminde sosyal dışlanma ve uyumsuzlukların belirginleştiği, ergenlikte ise bakım yükünün arttığı belirlenmiştir. Sosyal boyutta annelerin damgalanma deneyimleri yaşadığı, ancak zamanla daha seçici sosyal ağlar geliştirdiği; aile içinde bakım yükünün çoğunlukla anne üzerinde yoğunlaştığı görülmüştür. Destek sistemleri açısından profesyonel ve akran desteğinin güçlendirici olduğu, ancak kamusal desteklerin yetersiz algılandığı saptanmıştır. Sonuç olarak, anneliğin statik bir rol olmadığı; gelişimsel dönemler, sosyal deneyimler ve yapısal koşullar doğrultusunda sürekli yeniden şekillenen dinamik bir süreç olduğu ortaya konulmuştur. Dolayısıyla annelerin gelecek kaygısını azaltmak ve bakım kalitesini artırmak için, aile merkezli, gelişimsel olarak duyarlı ve sürdürülebilir destek modellerinin kullanımı önemlidir.