COUP D'ÉTATS AND MILITARY JURISDICTION IN TURKEY


ALTUNOK H., GEDİKKAYA F. G.

Turkish Studies (Elektronik), vol.12, no.16, pp.65-82, 2017 (Peer-Reviewed Journal) identifier

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 12 Issue: 16
  • Publication Date: 2017
  • Journal Name: Turkish Studies (Elektronik)
  • Journal Indexes: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Page Numbers: pp.65-82
  • Istanbul Gelisim University Affiliated: No

Abstract

The military coup, subject to the mentality of the chain of command embraced by military profession, thus is violent in its act and the rhetoric, is an intervention to social and political arena. This intervention halts and reverses the process of democratization of societies. In the countries where military coups were experienced once, politics and government are under claws of possible coup d'etat. This possibility stored in the memories of the individuals: The effects of military coups are not only stored in memories but also stored in the most important texts regulating the social field: the constitutions. In Turkey, the constitutions are results of the coups. These constitutions, contains the regulations that strengthen the autonomy of the architects’ of the coups, the military against the society. The military, subject to different application in many aspects such as education, health, shelter and personal regime, created/made to create constitutions lay down the basis of the institutions of military jurisdiction. In this way, military has autonomous judiciary, which has the ability to control the others from legislative, executive and judiciary, fundamental powers. The military bureaucracy produced military jurisdicial legislation and institutions across civilian jurisdiction in the aftermath of 1960 and 1980 coups. In this study, it is explained how military judicial institutions formed after the 1960 coup d'etat, the 1971 intervention, the 1980 coup d'état and the 2016 coup attempt. It has been observed that the military has expanded the field of autonomy against the civilian bureaucracy, creating institutions that will strengthen some judicial field activities
Askerî darbe, askerlik mesleğince benimsen emir-komuta zinciri zihniyetine tabi, eyleminde ve söyleminde şiddet barındıran, toplumsal ve siyasal alana müdahaledir. Bu müdahale toplumların demokratikleşme yolundaki adımlarını geriletir ve durdurur. Askerî darbelerin yaşandığı ülkelerde siyaset ve yönetim, darbe ihtimali ile her zaman kıskaç altındadır. Bu ihtimal bireylerin hafızalarının bir köşesinde saklanır. Darbenin etkisi, sadece hafızalarda değil, toplumsal alanı düzenleyen en önemli metinlerde, anayasalarda da saklıdır. Türkiye'de anayasaların oluşturulması, darbeler sonucunda olmuştur. Bu anayasalar, darbe mimarı askerî yenin kendi özerklik alanını toplum karşısında güçlendiren düzenlemelerini de bol miktarda içermektedir. Eğitim, sağlık, barınma, personel rejimi gibi pek çok açıdan farklı uygulamalara tabi olan askerî kesimin yaptığı ve yaptırdığı darbe ürünü anayasalar ayrıca askere özgü yargı kurumlarını da oluşturmuştur. Böylelikle devletin temeli olan yasama, yürütme ve yargı kuvvetlerinden diğerlerini denetleyebilme niteliğini haiz yargı kuvvetini kendisi için özerkleştirmiştir. Askerî bürokrasi, askerî yargı mevzuat ve kurumlarını, 1960 ve 1980 darbeler sonrası Anayasaları ile sivil yargı alanının karşısında üretmiştir. Bu çalışmada Türkiye'de 1960 darbesi, 1971 muhtırası, 1980 darbesi ve 2016 darbe girişimi sonrasında askerî yargı kurumlarının nasıl şekillendiği açıklanmıştır. Askerî n özellikle yargı alanında etkinliğini kuvvetlendirecek kurumlar oluşturarak, sivil bürokrasi aleyhine özerklik alanını genişlettiği gözlenmiştir