İstanbul İlçe Belediyelerinin Stratejik Planlarının Yaşam Hakkı, Afet Yönetimi ve Deprem Dayanıklılık Yaklaşımları Bakımından İncelenmesi
9. Kent Araştırmaları Kongresi: Dirençli Kentler & Toplum, Ankara, Türkiye, 20 - 22 Kasım 2024, ss.133-137, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Ankara
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.133-137
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- İstanbul Gelişim Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Bu araştırmada İstanbul’da ilçe belediyelerinin 2024 yerel seçimlerden sonra hazırladıkları stratejik planların afet riskine karşı yaşam hakkını korumak için daha bütünsel, katılımcı ve bilimsel hazırlanmasına katkı vermek amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında İstanbul’da ve stratejik plan hazırlamakla yükümlü olan 37 ilçe belediyesinin 2020-2024 yılları için hazırladıkları stratejik planları yaşam hakkı, afet yönetimi ve deprem dayanıklılık yaklaşımları bakımından incelenmiştir. Araştırma, Ocak 2024 tarihinde başlamış ve yaklaşık 7 ay sürmüştür. Bu süreçte ilçe belediyelerinin 2020 – 2024 Stratejik Planları (1) Yetki ve Sorumluluk Anlayışı, (2) Mevcut Durum Analizi, (3) Söylem ve Yaklaşım, (4) Stratejik Amaç ve Hedefler, (5) Katılımcılık ve İş Birlikleri, (6) İdari ve Mali Kapasite olmak üzere 6 tema altında incelenmiş ve her bir tema için ayrı ayrı olmak üzere toplam 38 gösterge sorusu hazırlanmıştır. Gösterge soruları için başta ilgili ilçe belediyesi tarafından hazırlanan 2020 – 2024 Stratejik Plan olmak üzere, belediyelerin resmi internet siteleri, yayımlanan politika belgeleri ve diğer açık kaynaklar kullanılarak yanıt aranmıştır. Her bir gösterge sorusu için ulaşılan yanıtlar “Evet” – “Hayır” şeklinde sınıflandırılmış ve 620 “Evet”, 786 “Hayır” olmak üzere toplam 1406 göstergeden oluşan veri seti oluşturulmuştur. Elde edilen veri seti sayısallaştırılarak belirlenen temalar altında her bir belediye için puantaj tablosu oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular, belirlenen temalara göre sınıflandırılarak değerlendirilmiştir. Tüm belediyelerin kendi yetki ve sorumluluk alanlarında tutarlı bir şekilde insan ve diğer canlıların yaşam hakkını korumak amacıyla deprem afet riskine yönelik faaliyetleri ele alması gerektiği görülmüştür. Tüm ilçe belediyelerinin yerelin ve kurumun mevcut durum analizinde depreme bağlı afet riskini öncelik olarak görmesi gerektiği görülmüştür. Tüm belediyelerin başta belediye başkanlarının sunuş yazısı olmak üzere stratejik planlarında yaşam hakkını korumak, afet veya deprem riskini yönetimi ya da dayanıklılık gibi kavramları söylemlerine yansıtması gerektiği görülmüştür. Tüm ilçe belediyeleri stratejik amaç, hedef ve faaliyetlerinde tutarlı şekilde depreme bağlı afet riskini azaltmak, deprem sonrası acil müdahale ve yaşamı korumak konusunda daha fazla ve iyi çaba göstermesi gerektiği görülmüştür. Stratejik planlarda katılımcılık ve iş birliği ile ilgili olarak afet riski ile ilgili hazırlıklar yapılırken her paydaşın görüşü alınması ve özellikle üniversitelerin bilimsel birikimi ile meslek odalarının mesleki uzmanlıklarından faydalanılması gerektiği görülmüştür. Tüm ilçe belediyelerinin gerek idari yapılanmalarında gerekse de mali kaynak tahsisinde daha fazla gelişime ihtiyaç duyduğu görülmüştür. Araştırma kapsamında belirlenen temel hedeflerden bir tanesi stratejik planlarında afet, deprem ve dayanıklılık kavramlarına ağırlık veren ilçe belediyeleri ile ilçelerin deprem risk düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Bu hedefi gerçekleştirmek ve araştırmayı güçlendirmek için benzer çalışma raporları incelenmiştir. İlçelerin risk durumlarını belirleyen ve farklı uzmanlık alanlarına ait birçok faktörün olduğunu göz önünde bulundurarak, ilçeler arasında sağlıklı bir karşılaştırma yapabilmek adına, resmî kurumlar tarafından hazırlanmış olan risk değerlendirme raporları incelenerek araştırma bulguları ile rapor sonuçları karşılaştırılmıştır. Bu kapsamda daha önce hazırlanan deprem risk analizlerinden yararlanılarak ilçeler için risk skorları oluşturulmuş ve belediyeler arası karşılaştırmalarda kıstas olarak kullanılmıştır. Değerlendirme sonucunda analizlerden elde edilen bulgular, bazı istisnalar haricinde, risklilik seviyesi yüksek olan belediyelerin stratejik planlarında deprem/afet konusuna daha fazla yer verdiklerini göstermiştir. Ayrıca, belediyelerin genel olarak, yetki ve sorumluluk anlayışı, idari ve mali kapasite ve – bazıları oldukça genel ve muğlak olsa da – stratejik amaç ve hedef belirleme konularında görece başarılı oldukları, ancak mevcut durum analizi, söylem ve yaklaşım ve katılımcılık ve iş birlikleri temalarında ise zayıf kaldıkları tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda ulaşılan sonucun deprem risk düzeyi yüksek olan farklı ilçe belediyeleri faydalı olması araştırmanın beklenen etkileri arasındadır. Araştırma sonucu genel olarak değerlendirildiğinde, belediyelerin insan yaşamını korumayı merkeze alan bir sorumlulukla depreme bağlı afet riskini en aza indirecek bir yaklaşım edinmeleri gerektiği tespit edilmiştir. Bu duyarlılık ve sorumluluk yaklaşımı stratejik planların başkan vizyonu dahil yönetim ilkeleri, üst politika belgeleri, mevcut durum analizi, amaçlar, hedefler, faaliyetler, ölçüm göstergeleri ve bütçe gibi farklı aşamalarda bütünsel olarak ele alınması gerektiği anlaşılmıştır. Yapılan araştırma ve ulaşılan sonuçlara bakarak ilçe belediyelerin stratejik plan hazırlama, idari yapılanma, kaynak tahsisi ve paydaşların katılımı ile iş birlikleri konusunda daha fazla çaba harcaması gerektiği görülmüştür.