Rızanın Krizi: Gözetim Kapitalizmi Çağında Konfor Karşılığında Teslim Edilen Özgürlük / The Crisis of Consent: Freedom Surrendered in Exchange for Comfort in the Age of Surveillance Capitalism


Bağcan S.

VIII. Uluslararası Yeni Medya Konferansı, İstanbul, Türkiye, 4 - 05 Aralık 2025, (Yayınlanmadı)

  • Yayın Türü: Bildiri / Yayınlanmadı
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • İstanbul Gelişim Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Rızanın Krizi: Gözetim Kapitalizmi Çağında Konfor Karşılığında Teslim Edilen Özgürlük


Gözetim kapitalizmi çağında bireysel özgürlüklerin çoğu zaman “dijital konfor” vaadiyle teknoloji

şirketlerine ve içinde bulunulan ekonomi-politik sisteme sessizce devredilmesi söz konusudur. Akıllı

telefon uygulamaları, internet ve hizmet sağlayıcıları, akıllı ev sistemleri, gündelik yaşamı kolaylaştırıcı

dijital sistemler üzerinden sağlanan “dijital konfor” karşılığında mahremiyet, görünürlük, veri

kontrolü, bireysellik gibi temel haklar asimetrik şekilde devredilmektedir. Çalışma bireyin

“uygulamayı indir”, “kabul et ve devam et”, “kişiselleştirilmiş deneyim” gibi görünürde sıradan olan

arayüzler üzerinden, farkında olunmadan yeni gözetim rejimlerine rıza üretmesi tespiti üzerine

kurulmuştur.


Gözetim kapitalizmi; teknik bir veri toplama pratiği olmanın ötesinde insan deneyimini ham maddeye,

davranışı ise öngörülebilir ve yönlendirilebilir bir ürüne dönüştüren dijital merkezli ve yayılımlı bir

iktidar biçimi olarak görünmektedir. Bu noktada birey kendini “özgür tüketici sahibi kullanıcı” olarak

düşünürken ortada bir temel çelişki vardır. Aslında birey artık algoritmik olarak çerçevelenmiş,

sınırlandırılmış ve ekonomikleşmiş bir alanda/dönemde yaşamaktadır. Özgürlük hissini güçlendiren

“kişiselleştirilmiş içerik” ve getirdiği algı; içinde bulunulan ve görüş açısını daraltan yankı odaları ve

filtre balonların varlığının görülmesini veya reddedilmesini zorlaştırmaktadır. Öte yandan “güvenlik”

söylemi de mekânda ve zamanda anonimliği aşındıran yoğun veri birikiminin görülmesini

engellemektedir.

Çalışma, kuramsal-derleme ve eleştirel söylem analizi üzerinden, dijital konfor’un içindeki üç temel

çelişkiye odaklanmaktadır: 1) Bireylere özgürlük göstergesi olarak sunulan rıza beyanları; karmaşık

metinler, platform bağımlılığı, alternatifsizlikler içinde fiili bir zorunluluğa dönüşebilmektedir; 2)

Zaman kazandırma iddiası, sürekli çevrimiçi olma ve bunların getirdiği dikkatin, zihinsel alanın ve

gündelik yaşamın kuşatılması üzerinden bir bağımlılık halinin üretilmesi; 3) “Şeffaf ve güvenli hizmet”

söylemi üzerinden kullanıcıdan saklanan epistemik eşitsizlikler.

Bütün bu tablo, bireysel özgürlüğün, “seçim yapma” kapasitesinin ötesinde; bilgiye erişim, şeffaflık,

veri üzerinde denetim ve rızanın geri alınabilirliği ile de birlikte düşünülmesi gerektiğini göstermekte,

günümüz dünyasında çözüm önerileri düşünmek için bir durum tespiti ve başlangıç noktası sunmaktadır.

Anahtar kelimeler: Gözetim kapitalizmi, Rıza krizi, dijital konfor 



Sarp Bağcan, Orcid: 0000-0001-8075-378X 


The Crisis of Consent: Freedom Surrendered in Exchange for Comfort in the Age of Surveillance

Capitalism


In the age of surveillance capitalism, individual freedoms are all too often silently ceded to

technology corporations and the prevailing politico-economic order under the promise of “digital

comfort.” In exchange for the comforts provided by smartphone applications, internet and service

providers, smart-home systems and other digital infrastructures that facilitate everyday life,

fundamental rights such as privacy, visibility, control over one’s data and individuality are

asymmetrically transferred. This study is grounded in the observation that, through seemingly

ordinary interfaces such as “download the app,” “accept and continue,” and “personalized

experience,” individuals are led—often without full awareness—to produce consent to new regimes

of surveillance.


Surveillance capitalism appears not merely as a technical practice of data extraction, but as a digitally

centred and diffusely embedded form of power that transforms human experience into raw material

and behaviour into a predictable and steerable commodity. At this point, while the individual

imagines themself as a “free consumer-owner user,” a fundamental contradiction emerges. In reality,

the individual now lives within an algorithmically framed, delimited and economised space/epoch.

The sense of freedom reinforced by “personalised content” and its attendant perception makes it

difficult to perceive—or prompts denial of—the echo chambers and filter bubbles that narrow one’s

field of vision. At the same time, the discourse of “security” obscures the massive accumulation of

data that erodes anonymity across both space and time.


Drawing on theoretical synthesis and critical discourse analysis, the study focuses on three core

contradictions embedded in digital comfort: (1) Consent forms that are presented as indicators of

individual freedom may, through complex texts, platform dependencies and the absence of real

alternatives, turn into de facto obligations; (2) The promise of saving time produces a state of

dependency through the demand for constant connectivity and the resulting encirclement of

attention, mental space and everyday life; (3) Under the rhetoric of “transparent and secure service,”

epistemic inequalities are concealed from users.


Taken together, this picture suggests that individual freedom must be conceived not only in terms of

the capacity to “make choices,” but also in relation to access to information, transparency, control

over data and the revocability of consent. In this regard, the article offers a diagnostic framework

and a point of departure for reflecting on possible solutions in today’s world.

Keywords Surveillance capitalism, crisis of consent, digital comfort: