X. Yıldız Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi, İstanbul, Türkiye, 21 - 22 Aralık 2023, ss.1, (Özet Bildiri)
Çeşitli kimliklerin ve sosyal ilişkilerin karmaşık bir ağı olan kent kültürü, içerisinde barındırdığı kültürel bağlam açısından özgürce şekillendirilebilen tasarım alanları bakımından zengin bir araştırma sahası olarak karşımıza çıkmaktadır.
Kent ve tipografi arasındaki ilişki, kentsel iletişimin güçlü bir ifade olmasının yanı sıra, kültürel çeşitliliği ve tarihi kimliği de şekillendiren karşılıklı bir etkileşim aracı olarak tanımlanabilir. Tipografinin, dil ve tasarımın birleşiminden doğan iletişim gücü göz önünde bulundurulduğunda, kültürel kimliğin sessiz ama güçlü bir görsel yansıması olarak değerlendirilmesi mümkündür. Kentlerin sadece fiziksel dokuları değil, aynı zamanda kolektif değerleri de tipografik tasarım öğelerine yansıtılarak mekânlara dahil edilen tasarımsal yapılar olarak tanımlanabilmektedir.
Kent yaşamlarının genişleyen dokusunda tipografi, bir kentin kimliğini ve kültürel değerlerini tanımlayan görsel dili şekillendirmede önemli bir rol oynamaktadır. Böylelikle tipografi, kentlerin hayatında yeni fikirleri, yaşam tarzlarını ve trendleri barındıran tüm kültürel değişkenleri yansıtabilen bir katalizör görevi üstlenebilmektedir.
Tipografi, tasarım alanlarında sadece metin odaklı bir unsur olarak değil, aynı zamanda çok katmanlı anlam iletimini mümkün kılan işlevsel bir yapıya da sahiptir. Bu işlevi sayesinde tipografi, çeşitliliği ve dinamizmi ile devingen bir yapıya sahip kentlerin kültürel dokusu ve hatta tarihi katmanları hakkında göstergeler içermektedir.
Kentin sokaklarında, binalarında ve kamusal alanlarında yer alan tabelalarda, yönlendirme işaretlerinde, grafiti gibi sosyal etkileşimli uygulamalarda, çeşitli alanlarda konuşlandırılan fiziksel ve dijital reklam görsellerinde yer alan tipografik uygulamalarda kullanılan dil ve seçilen yazı tipine ait anatomik özelliklerinin semiyotik yansımaları, sürekli değişen kentsel anlatının hikayelerini barındıran görsel bir arşiv olarak görülebilir.
Bu çalışmada tipografinin dilsel ve göstergesel işlevlerinin, İstanbul ölçekli, farklı semtlerden rastgele edinilen tipografi uygulamaları üzerinden semiyotik yansımalarını analiz ederek kentin kültürel dokusu ile olan göstergebilimsel ilişkisinin kurulması hedeflenmektedir. Bu ilişkileri anlamak, kültürel açıdan tanımlanabilir, kapsayıcı ve sürdürülebilir tasarımlar oluşturabilmek adına çok disiplinli bir bakış açısı ortaya koymaktadır.