ORTA ASYA (TÜRKİSTAN) ENERJİ MESELESİ: ENERJİ POTANSİYELİ VE AKTÖRLER


Creative Commons License

Köse G.

THE JOURNAL OF INTERNATIONAL SOCIAL RESEARCH, vol.13, no.72, pp.254-275, 2020 (Peer-Reviewed Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 13 Issue: 72
  • Publication Date: 2020
  • Doi Number: 10.17719/jisr.10816
  • Journal Name: THE JOURNAL OF INTERNATIONAL SOCIAL RESEARCH
  • Journal Indexes: ERIC (Education Resources Information Center), Index Islamicus, Linguistic Bibliography, Linguistics & Language Behavior Abstracts, MLA - Modern Language Association Database, Political Science Complete, Sociological abstracts, Worldwide Political Science Abstracts
  • Page Numbers: pp.254-275
  • Istanbul Gelisim University Affiliated: Yes

Abstract

Orta Asya ülkelerinde yapılan çalışmalar sonucu çeşitli kaynaklar bakımından bölgenin dünyada hatırı sayılır bir konumda olduğu görülmektedir. Özellikle bölgenin sahip olduğu petrol ve doğal gaz gibi stratejik kaynakların rezerv miktarları, dünya sıralamalarında kendine üst sıralarda yer bulmaktadır. Bundan dolayı bölgeye Sovyet sonrası dönemde başlayan ilgi, günümüze kadar artarak devam etmiştir. Arap Baharı sonrası Orta Doğu coğrafyasında yaşanan istikrarsızlık, Rusya-Ukrayna arasında yaşanan kriz ve diğer yaşanan pek çok olay, bölgeyi “Enerji Güvenliği” kapsamında bölgesel ve küresel aktörler için önemli bir alternatif konumuna yükseltmektedir. Genel olarak bakıldığında gerek bugün gerekse ileri dönemler için Çin’in ağırlığı dikkat çekmektedir. Bölgenin genel yapısından kaynaklanan çeşitli durumlardan ötürü bölgenin sahip olduğu kaynaklar hem talep edenler için hem de bölge ülkeleri için önemli fırsatlar barındırmaktadır. Bu yönüyle bölgede kimi aktörler istikrarlı bir yapının kurulmasını isterken kimileri de bu durumu kendi çıkarları için istememektedir. Günümüzde mevcut enerji akışı kapasitesinin genişlemesi ve istikrarlı bir biçimde bu akışın sürdürülmesi için bölge ülkelerinin çeşitli gelişmeler kat etmesi gerekmektedir. Her şeyden önce politik olarak daha istikrarlı ve dışa açık hale gelmeleri gerekmektedir. Daha sonra ise bölgesel işbirliğine gidilmeli ve bunun oluşturacağı avantajlardan yararlanılmalıdır. Bölgenin kaynaklarını isteyen aktörlerin ise bu istekleri ancak yapacakları yatırımlarla bağlıdır.