GREEN GROWTH AND DEGROWTH PARADIGMS: A POST-GROWTHANALYSIS WITHIN THE FRAMEWORK OF THE DOUGHNOT ECONOMY


Creative Commons License

Özeş Özgür R.

XII. INTERNATIONAL SCIENTIFIC RESEARCH CONGRESS, Hatay, Türkiye, 11 - 13 Haziran 2026, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Hatay
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • İstanbul Gelişim Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bu çalışmanın amacı, sürdürülebilir kalkınma bağlamında ekolojik krize çözüm olarak sunulan

yeşil büyüme yaklaşımını, büyüme sonrası alternatifler bağlamında eleştirel bir perspektifle

analiz etmektir. Bu doğrultuda “Mutlak Ayrışma” hipotezinin yapısal geçerliliğinin

sorgulanması ve “Yeşil Büyüme” paradigması ile “Küçülme (Degrowth)” yaklaşımının

karşılaştırmalı bir çerçevede incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmanın temel hedefi ekonomik

büyüme ile çevresel baskı arasındaki ilişkinin teorik sınırlarını ortaya koymaktır. Çalışmanın

kapsamını, özellikle son yıllarda tartışılan büyüme karşıtı literatür Simit Ekonomisi (Doughnot

Economics) yaklaşımı oluşturmakta ve bu bağlamda yeşil büyümenin teknoloji ve verimlilik

temelli çözüm önerileri, küçülme yaklaşımının yeterlilik ve ölçek kontrolü vurgusuyla

karşılaştırmalı olarak detaylandırılmaktadır. Araştırmanın temel metedolojisinde mevcut teorik

literatür bulguları ile birlikte Leontief Girdi-Çıktı modeli temelinde yapısalcı bir çerçeve

formülasyonu kullanılmaktadır. Simit Ekonomisi’nde tanımlanan “ekolojik tavan” ve “sosyal

temel” kavramları, makroekonomik denge içinde sırasıyla üst ve alt kısıtlar olarak

modellenmekte ve bu yöntemle ekonomik sistem yalnızca üretim ve tüketim ilişkileri üzerinden

değil aynı zamanda çevresel ve sosyal sınırlar altında işleyen bir denge problemi olarak yeniden

tanımlanmaktadır. Elde edilen bulgular, yeşil büyüme yaklaşımının dayandığı mutlak ayrışma

varsayımının yapısal bir sınırla karşı karşıya olduğunu gösterirken; verimlilik artışlarının talep

genişlemesini tetikleyerek toplam kaynak kullanımını azaltmak yerine artırdığını

göstermektedir. Bu durum çevresel baskının büyüme sürecinden bağımsızlaştırılamadığını

ortaya koyarken; “küçülme yaklaşımı” ekonomik ölçeğin ve nihai talep yapısının bilinçli olarak

yeniden düzenlenmesini içeren bir yapısal dönüşüm stratejisi sunmaktadır. Nihai olarak

çalışma, büyüme odaklı politikaların ekolojik sınırlar altında sürdürülebilir bir denge üretmekte

yetersiz kaldığını ortaya koymakta ve nihai talep kompozisyonunun ekolojik ve sosyal kısıtlar

altında yeniden yapılandırılması gerekliliğine dikkat çekmektedir.

Anahtar Kelimeler: Yeşil büyüme, küçülme, simit ekonomisi, Leontief girdi-çıktı modeli