Katılımcı Kültürden Ücretsiz Emeğe: Platform Kapitalizminde Dijital Emeğin Görünmezleşmesi
18. Uluslararası Akademik Araştırmalar Kongresi , İstanbul, Türkiye, 23 - 24 Eylül 2026, ss.54, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: İstanbul
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.54
- İstanbul Gelişim Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Bu çalışma, Web 2.0’ın erken döneminde demokratik, eşitlikçi ve katılımcı bir üretim biçimi olarak öne çıkarılan katılımcı kültür vaadinin, platform kapitalizminin gelişimiyle birlikte nasıl görünmez bir emek rejimine dönüştüğünü incelemektedir. Çalışmanın temel sorusu, dijital platformlarda kullanıcının “katılımcı” konumundan nasıl “ücretsiz üretici” konumuna geçtiği ve bu süreçte ortaya çıkan ekonomik değerin neden büyük ölçüde platformlar tarafından sahiplenildiğidir. Kuramsal çerçeve, Henry Jenkins’in (2006) katılımcı kültür yaklaşımını, Julian Kücklich’in (2005) “playbor”, Tiziana Terranova’nın (2000) “free labor” ve Christian Fuchs’un (2014) dijital emek sömürüsü kavramsallaştırmalarıyla birlikte ele almaktadır. Bu yaklaşımlar, dijital katılımın gönüllülük ve yaratıcılık söyleminden ekonomik değer üretimine, oradan da platform temelli sömürü ilişkilerine uzanan dönüşümünü açıklamak amacıyla birlikte değerlendirilmektedir. Tartışma üç temel eksen üzerinden yürütülmektedir. İlk olarak, güncel çalışmalar içerik üretiminin özgür ve esnek bir faaliyet olarak sunulmasına karşın tükenmişlik ve sürekli üretim baskısıyla ilişkili olduğunu göstermektedir; Duffy ve Nguyen (2026), içerik üreticilerinin %78’inin tükenmişlik bildirdiğini belirtmektedir. İkinci olarak, TikTok gibi platformlarda algoritmik görünürlük ile gelir arasındaki ilişki, içerik üreticilerini sürekli üretime ve platform kurallarına uyuma yönelten yeni bir emek disiplini olarak ele alınmaktadır. Üçüncü olarak, yaklaşık 8 milyar dolarlık bir endüstriye dönüştüğü belirtilen “kidfluencer” olgusu, çocuk emeğinin dijital platformlarda yeterli yasal koruma olmaksızın ekonomik değere dönüştürülmesinin güncel bir örneği olarak tartışılmaktadır (Rees, 2025). Sonuç olarak çalışma, dijital platformların özgürlük, eşitlik ve katılım vaatlerinin algoritmik bağımlılık, gelir eşitsizliği ve sömürünün görünmezleşmesiyle çeliştiğini ileri sürmekte; platform kooperativizmi, sosyal güvence reformları ve algoritmik şeffaflık düzenlemelerini başlıca çözüm alanları olarak değerlendirmektedir.