23. Uluslararası Türk Dünyası Sosyal Bilimler Kongresi, Sarajevo, Bosna-Hersek, 15 - 17 Ekim 2025, (Yayınlanmadı)
Modernleşmenin
Türkiye’de doğrudan “Batılılaşma” ile bağdaştırılması self-oryantal söylemle
hâkim söylemi güçlendirmeye alan açmıştır. Bir kesim kendisini Batı’nın, ilerde
olanın, aydın olanın, hâkim olanın temsilcisi olarak görmüştür. Metnin
inşasında yazarın kendini konumlandırdığı nokta bu mahiyette önemli olmuştur.
Kültürel iktidarı besleyen söylem, iktidar olmasa dahi muktedir olanın
bayraktarlığını edebî alanda sürdürmektedir. Bir köşeyi tutan söylemin kendi
alanını korumak adına oluşturduğu bir karşı köşe olmak zorundadır.
Köşelerin
tutulduğu sistemde kendilerini sekülerist-modernist olarak tanımlayanlar
karşılarına gelenekselci, muhafazakâr, İslâmî uyanışçı çevreyi oturtmuştur.
Söylem üzerinden gerçekleştirilen bu çatışma oryantalist söyleme karşı
oksidentalist refleksleri doğurmuştur. Oksidentalizmin de oryantalizm gibi bir
paradigma üzerinden ilerleyen fikrî söylem olduğunu düşünen araştırmacılar olsa
da referansı Batı olan bir söylemin karşısına oturtulan fikrin Batı’dan
bağımsız bir doğallıkla ilerlemesi beklenemez.