16. Uluslararası Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Kongresi, İstanbul, Türkiye, 20 - 22 Aralık 2025, ss.41-48, (Tam Metin Bildiri)
Chicago Mimarlık Bienali, Kuzey Amerika’nın halka açık en büyük çağdaş mimarlık ve tasarım araştırması olması özelliğiyle ilk edisyonu olan 2015 yılından bugüne iki yılda bir düzenlenen bir bienaldir. Söz konusu bienal organizasyonunda geniş kapsamlı sergiler, enstalasyonlar, konuşmalar, performanslar, filmler ve diğer etkinlikler, mimarlık ve tasarım perspektifinden güncel küresel meseleleri ele alma, yaratıcılığı ve topluluk katılımını vurgulama mottosuyla gerçekleşmekte ve bu etkinliklere ev sahipliği yapacak mekânlar da bu motivasyonla tema-mekân ilişkisi dikkate alınarak seçilmektedir. Diğer birçok bienal organizasyonunda olduğu gibi bu bienalde de her edisyonda farklı mekân kullanımıyla mimarlığın şehirle ilişkisine dikkat çekilmekte ve bu ilişki yeniden tanımlanmaktadır. Bu çalışma, 19 Eylül 2025 – 28 Şubat 2026 tarihleri arasında altıncısı düzenlenen Chicago Mimarlık Bienali’nin ana teması olan “SHIFT: Architecture in Times of Radical Change” ile bienal mekânları ve sergilenmiş projeler arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Zira bienal sergilerinde mekân vurgusu genellikle ön plana çıkarılmasa da, sergilerde yer alan eserlerin tasarım felsefelerinin anlaşılması ve yorumlanmasında etkili bir faktördür. Bienaller için seçilen mekânlar; mimari, tarihsel ve fiziksel özellikleri ile bienallerin temalarına katkı sunar. Dolayısıyla mekânın ve sergi yerleşiminin önemi; tema-mekân-eser uyumunun yakalanması sayesinde ziyaretçi deneyimin iyileştirildiği, tematik anlatımı güçlü bir bienal etkinliğinin gerçekleşmesi bağlamında ortaya çıkmaktadır. Bu düşünceden hareketle gerçekleştirilen bu çalışmada nitel bir yaklaşım benimsenmiş, gözlem ve betimleme yoluyla Chicago Mimarlık Bienali’ndeki mekânların, projelerin ve yerleşim stratejilerinin temaya uyumları değerlendirilmiştir. Bienal mekânları dijital rehber aracılığıyla deneyimlenerek gözlemlenmiştir. Mekânların tarihsel ve mimari özellikleri, sergi düzenlemeleri ve küratöryal kararlar, bienalin radikal değişim temasına katkısı açısından irdelenmiş, sonuç olarak mekân-tema etkileşimi üzerinden bienalin çağdaş mimarlık pratiğine sunduğu yenilikçi perspektifler ortaya konmuştur.