4th INTERNATIONAL SCIENTIFIC RESEARCH AND INNOVATION CONGRESS, Bursa, Türkiye, 14 - 16 Aralık 2025, ss.1088-1102, (Tam Metin Bildiri)
COVID-19, küresel ölçekte milyonlarca kişide kalıcı semptomlara yol açarak rehabilitasyon gereksinimini artıran kompleks bir solunum sistemi hastalığıdır. COVID-19 sonrası dönemde dispne, egzersiz intoleransı, solunum kas zayıflığı ve yaşam kalitesinde düşüş gibi uzun süreli semptomlar yaygın olarak görülmektedir. Pandemi sürecinde yüz yüze pulmoner rehabilitasyona erişimde yaşanan kısıtlılıklar, telerehabilitasyonu özellikle pulmoner rehabilitasyon alanında giderek daha önemli bir alternatif haline getirmiştir. Bu çalışma, PEDro skoru ≥7 olan beş yüksek metodolojik kaliteli randomize kontrollü çalışmayı karşılaştırarak post-COVID telerehabilitasyonun klinik etkilerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bulgular, telerehabilitasyonun en belirgin etkisinin egzersiz kapasitesi üzerinde olduğunu göstermiş; 6 Dakika Yürüme Testi skorları müdahale türüne bağlı olarak 20–70 metre arasında artış göstermiştir. Solunum kas gücü özellikle inspiratuar kas eğitimi içeren programlarda belirgin gelişme göstermiştir. Yaşam kalitesi tüm çalışmalarda iyileşmiş olup fiziksel fonksiyon, vitalite ve sosyal katılım alanlarında anlamlı artışlar bildirilmiştir. Spirometrik parametrelerde (FEV1–FVC) sınırlı iyileşme görülmesine karşın maksimal ventilatuar kapasitede artış saptanan çalışmalar mevcuttur. Dispne düzeyleri tüm telerehabilitasyon protokollerinde azalmıştır. Genel olarak, yüksek metodolojik kaliteye sahip çalışmaların sonuçları, telerehabilitasyonun post-COVID dönemde hem fonksiyonel kapasiteyi artırmada hem solunum kas gücünü geliştirmede hem de yaşam kalitesini iyileştirmede etkili bir yöntem olduğunu göstermektedir. Ayrıca telerehabilitasyonun erişilebilir, sürdürülebilir ve güvenli bir model olması, post-COVID rehabilitasyonunda temel bir strateji olarak uygulanabileceğini desteklemektedir.