Kapsayıcı ruh sağlığı hizmetlerinde klinik belirsizlikler: Sağır ve işitme engelli danışanlarla psikoterapi süreçlerine ilişkin bir alan yazını incelemesi


Creative Commons License

Özgür H., Altınal B. E.

30. Ulusal Psikoloji Öğrencileri Kongresi (UPÖK), Ankara, Türkiye, 11 Ağustos 2026, ss.59, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.59
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • İstanbul Gelişim Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Amaç: Ruh sağlığı hizmetlerinin kapsayıcı ve erişilebilir biçimde sunulması temel bir insan hakkıdır. Bu hakkın bir yansıması olarak, Sağır ve işitme engelli danışanlarla yürütülen psikoterapi süreçleri; iletişim, kültürel yeterlilik ve işaret dili kullanımı boyutlarında özgün ve çok katmanlı gereksinimleri beraberinde getirmektedir. Sürece bir işaret dili tercümanının katılması, alışılagelmiş ikili terapi ilişkisini yapısal olarak değiştirir. Danışan, terapist ve tercümandan oluşan bu "Bakım Üçgeni", klinik ve etik açıdan farklı dinamiklerin doğmasına yol açabilmektedir. Bu çalışma; ilgili alan yazınını terapistlerin karşılaştıkları klinik belirsizlikler,mesleki hazır oluşları ve farkındalık gereksinimleriçerçevesinde ele alarak ortak temaları, literatürdeki eksiklikleri ve kapsayıcı ruh sağlığıhizmetlerine yönelik çıkarımları saptamayı amaçlamaktadır.

Yöntem: Bu çalışma, yapılandırılmış alan yazın taramasına dayalı anlatısal bir derlemedir. Google Akademik’te 2010–2025 yılları arasında Türkçe ve İngilizce anahtar sözcüklerle tarama yapılmıştır. Konuyla doğrudan ilişkili 16 çalışma derlemeye dahil edilmiş; psikolojik destek ihtiyacı, hizmet engelleri, iletişimsel erişilebilirlik ve terapist deneyimleri açısından değerlendirilmiştir. Ayrıca, kurumsal belgeler ile 2010 öncesinde yayımlanan iki temel çalışma, hukuki ve tarihsel bağlamı desteklemek amacıyla incelenmiştir.

Sonuç: İncelenen çalışmalarda dilsel uyumsuzluklar, kültürel farklılıklar, tercüman kullanımınabağlı rol sınırları, mahremiyet kaygıları ve terapötik ilişkinin sürdürülmesinde yaşanan güçlüklertemel temalar olarak öne çıkmaktadır. Alan yazınında danışan ve tercüman perspektifine daha sıkyer verilirken, hizmet sunucularının bakış açılarını doğrudan ele alan araştırmaların sınırlı kaldığıgörülmektedir. Türkiye’deki yayınların ağırlıklı olarak genel sağlık ve sosyal hizmetlere erişim,engellilik ve Sağır kültürü çerçevesinde yoğunlaştığı; psikoterapi ortamına özgü çalışmalarınsınırlı olduğu gözlemlenmiştir.

Yorum: Mevcut alan yazının sunduğu genel çerçeve; ruh sağlığı profesyonellerinin Sağır kültürü, farklı iletişim dinamikleri ve tercüman aracılı psikoterapi seanslarına ilişkin mesleki farkındalık ve hazır oluşlarının güçlendirilmesinin, klinik belirsizliklerin daha iyi anlaşılmasındaki önemini ortaya koymaktadır. Söz konusu gereksinim ekseninde; konuya dair eğitim programlarının yaygınlaştırılması, klinik uygulamaya yön verecek pratik kaynakların üretilmesi ve bilhassa Türkiye örnekleminde terapist perspektifini merkeze alan araştırmaların çoğaltılması, kapsayıcı ve erişilebilir ruh sağlığı hizmetlerinin geliştirilmesine katkı sağlayabilir.