I. Lisansüstü Akademik Çalışmalar Kongresi, İstanbul, Türkiye, 4 - 05 Mayıs 2026, ss.102-103, (Özet Bildiri)
Küresel tedarik zincirleri, iklim krizi, jeopolitik gelişmeler, pandemi döneminden kaynaklanan kırılganlıklar, enerji fiyatlarındaki değişiklikler ve artan sürdürülebilirlik endişeleri nedeniyle devrim niteliğinde bir değişim yaşıyor. Geleneksel tedarik zincirleri uzun zamandır maliyet etkinliği, hız, verimlilik ve sürdürülebilirlik ile ilgili hususlar göz önünde bulundurularak tasarlanırken, çevresel, sosyal ve yönetişim temelli yükümlülüklerin karar alma süreçlerine dahil edilmesi zorunlu hale geliyor. Bu çalışma, risk yönetimi, dayanıklılık ve dijitalleşme açılarından sürdürülebilir tedarik zinciri dönüşümünün kavramsal bir analizini sunmayı amaçlamaktadır. Sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi burada, lojistiğin yeşilleştirilmesi, CO2 azaltımı ve çevresel performans ölçütleriyle ilgili bir uygulama alanı olarak değil, gelecekteki belirsizlikleri tahmin edebilen, olası kırılganlıkları azaltabilen, paydaşların taleplerini karşılayabilen ve dijital araçların kullanımıyla izlenebilirliği artırabilen kapsamlı bir tedarik zinciri yönetim yaklaşımı olarak ele alınmaktadır. Bu yaklaşım altında, risk yönetimi çevresel, operasyonel, finansal ve sosyal risklerin belirlenmesini ve azaltılmasını içerir. Dayanıklılık boyutu, tedarik zincirinin kriz sırasında uyarlanabilir, dayanıklı ve sürekliliği sürdürebilme yeteneğini değerlendirmeyi içerir. Dijitalleşme açısından ise, büyük veri, yapay zeka, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve blok zinciri teknolojisi gibi uygulamaların kullanımıyla tedarik zincirlerini daha şeffaf ve izlenebilir hale getirme rolü görülmektedir. Sonuç olarak, bu çalışma sürdürülebilir tedarik zinciri dönüşümünün esasen çevresel farkındalık, risk azaltma, dayanıklılık oluşturma ve dijitalleşme tekniklerini içeren stratejik bir dönüşüm olduğunu göstermiştir.