REKLAMLARDA MİZOJİNİK SÖYLEMLERİN YENİDEN İNŞASI


Ünlükaya Çevirici A.

Toplumsal Cinsiyet ve Şiddet, Selda Tunç Subaşi,Seyra Kestel,Diler Ezgi Tarhan, Editör, İstanbul Gelişim Üniversitesi Yayınları, İstanbul, ss.1-23, 2026

  • Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Mesleki Kitap
  • Basım Tarihi: 2026
  • Yayınevi: İstanbul Gelişim Üniversitesi Yayınları
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Sayfa Sayıları: ss.1-23
  • Editörler: Selda Tunç Subaşi,Seyra Kestel,Diler Ezgi Tarhan, Editör
  • İstanbul Gelişim Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Mizojini kavramı, kadınlara yönelik nefret, kadınların aşağılanması, bedenlerinin

metalaştırılması, kadınlara yönelik gerçekleştirilen her türlü şiddetin meşrulaştırılması gibi

çeşitli biçimlerde kendini gösteren her türlü düşmanlığı ifade etmektedir (Baydar, 2013: 151).

Ekonomik işlevi dışında ideolojik anlamları yeniden üreten bir araç olarak reklamlarda yer alan

mizojinik söylemler ise kadın bedenlerini metalaştıran, onları pasif bir konumda gösteren ve

toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini pekiştiren imgeler ile yeniden inşa edilmektedir.

Geçmişten günümüze reklamlarda yer alan bu söylemleri değiştirmeye yönelik

gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda, kadınları güçlendirmeyi amaçlayan yeni bir reklamcılık

türü olarak “femvertising” ortaya çıkmıştır. Bu reklamcılık türü kadınların güçlenmesi iddiası ile

ortaya çıkmasına rağmen derin yapısında hâlâ patriyarkal söylemlerin gizli kalmış unsurlarını

bulundurduğu söylenebilir. Cinsiyet eşitliği vaadiyle gerçekleştirilen femvertising

kampanyalarında verilen mesajların altında yatan bu unsurlar, bu reklamcılık türünün çelişkili

doğasını ortaya koyarak reklamlarda yer alan mizojinik söylemlerin dönüşmesinden ziyade

yeniden inşa edildiğini göstermektedir. Çalışmanın ana amacı, femvertising’in gerçekten bir

dönüşüm mü sağladığı yoksa patriyarkal söylemleri yeniden mi ürettiğini sorunsallaştırmaktır.

Bu bağlamda çalışmada, femvertising kampanyalarının toplumsal cinsiyet eşitliği bağlamında

gerçekten bir ilerleme sağlayıp sağlamadığını değerlendirmek ve bu kampanyaların feminist

söylemi ne ölçüde içselleştirdiğini tartışmak hedeflenmiştir. Özellikle bu reklamların kadınları

güçlendirme iddialarının bireyselleştirilmiş ve tüketim odaklı bir çerçeveye sıkışıp sıkışmadığı,

toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini ne derece sorguladığı veya sürdürdüğü çalışmanın temel

tartışma noktalarını oluşturmaktadır.

Çalışmada, amaçlı örnekleme yöntemi (Aziz, 2017: 55) ile belirlenen Dove’un "Gerçek

Güzellik," Nike'ın "#BiziBöyleBilin" ve Always’in "#KızGibi" kampanyaları Erving Goffman’ın


1 Araştırma Görevlisi Dr. İstanbul Gelişim Üniversitesi, İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi,

Reklamcılık Bölümü, Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu

Üyesi, aunlukaya@gelisim.edu.tr, ORCID ID:0000-0002-5645-6192


(2020) kategorileri ve Ryan’ın (2024) eklediği yeni boyutlar çerçevesinde incelenerek, günümüz

reklam dünyasında kadın temsilin nasıl şekillendiği ve bu süreçte mizojinik söylemlerin nasıl

yeniden inşa edildiği üzerinde durulmaktadır. Yorumlayıcı İçerik Analizi, açık ve örtük içerikleri

ele alarak mesajların yalnızca betimlenmesini değil, aktörler arasındaki etkileşim, motivasyonlar

ve toplumsal bağlam doğrultusunda yorumlanmasını amaçlayan, sosyal inşacı ve yorumlayıcı

epistemolojiden beslenen bir analiz yöntemidir (Erdoğan ve Uyan-Semerci, 2021: 213-2014).

Çalışmada, belirlenen femvertising kampanyalarındaki görsel ve sözel unsurlar, bağlamsal ve

eleştirel bir yaklaşım benimsenerek, mizojinik söylemin yeniden üretimini ve toplumsal cinsiyet

eşitsizliklerine dair bireysel sorumluluk ve tüketim odaklı söylemleri ortaya koymak amacıyla

Yorumlayıcı İçerik Analizi yöntemiyle incelenmiştir. Bu doğrultuda çalışmada, Windels ve

diğerlerinin (2020) belirlediği kodlama kategorileri bağlamında bu kampanyaların mizojinik

söylemi nasıl yeniden ürettiği incelenmiştir.