Yapay Zekâ Destekli Oluşturulan Yeni Medya İçeriklerinde Eser Sahibi Kimdir?


Creative Commons License

Begtimur M. E.

6. Uluslararası Bilimsel Araştırmalar ve Yenilikçi Çalışmalar Sempozyumu, İstanbul, Turkey, 11 - 14 March 2026, pp.671-672, (Summary Text)

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: İstanbul
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.671-672
  • Istanbul Gelisim University Affiliated: Yes

Abstract

Dijitalleşme sürecinin hızlanmasıyla birlikte yeni medya ekosistemi, üretken yapay zekâ teknolojilerinin belirleyici olduğu bir içerik üretim alanına dönüşmüştür. Metin, görsel, ses ve video üretebilen yapay zekâ sistemleri; gazetecilik, reklamcılık, sosyal medya yönetimi ve dijital sanat pratikleri gibi çok çeşitli alanlarda içerik üretiminde etkin biçimde kullanılmaktadır. Özellikle OpenAI tarafından geliştirilen ChatGPT ve DALL-E ile Midjourney gibi platformlar, içerik üretim süreçlerinde insan ve makine arasındaki etkileşimi yeniden tanımlamıştır. Bu dönüşüm, yapay zekâ desteğiyle oluşturulan yeni medya içeriklerinde “eser sahipliği” meselesini karmaşık ve tartışmalı bir sorun olarak karşımıza çıkarmaktadır.

Bu çalışmanın amacı, yapay zekâ tarafından üretilen yeni medya içeriklerinde eser sahipliğinin hangi ölçütler çerçevesinde belirlenebileceğini telif hukuku ilkeleri doğrultusunda analiz etmektir. Çalışma, kuramsal ve normatif bir değerlendirme yöntemi benimseyerek üç temel yaklaşımı incelemektedir: insan merkezli yaklaşım, kullanıcı merkezli yaklaşım ve geliştirici/organizasyon merkezli yaklaşım. İnsan merkezli anlayış, telif korumasının yalnızca insanın yaratıcı katkısına dayalı ürünler için geçerli olabileceğini savunmakta ve yapay zekânın bağımsız bir hak süjesi olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürmektedir. Kullanıcı merkezli yaklaşım ise, komut (prompt) aracılığıyla içerik üretim sürecini yönlendiren ve çıktıyı belirli tercihler doğrultusunda şekillendiren kişinin eser sahibi sayılabileceğini iddia etmektedir. Buna karşılık geliştirici merkezli yaklaşım, algoritmayı tasarlayan ve sistemi işlevsel kılan kişi veya kurumun hak sahipliğinde belirleyici rol üstlenebileceğini tartışmaya açmaktadır.

Mevcut hukuk sistemlerinde genel eğilim, yapay zekâya bağımsız kişilik atfetmemek yönündedir. Bu nedenle eser sahipliği tartışması, insan katkısının yoğunluğu ve ortaya çıkan ürünün özgünlük düzeyi üzerinden değerlendirilmektedir. Çalışma, yeni medya bağlamında çok aktörlü üretim süreçlerini dikkate alan, insan katkısının derecesini esas alan esnek bir değerlendirme modelinin geliştirilmesini önermektedir. Böyle bir yaklaşımın, hem yaratıcı emeğin korunması hem de dijital inovasyonun sürdürülebilir biçimde teşvik edilmesi açısından dengeli bir çözüm sunabileceği savunulmaktadır.