Marmara Üniversitesi Siyasal Bilimler Kongresi , İstanbul, Türkiye, 27 - 28 Kasım 2025, ss.47, (Özet Bildiri)
1967’den itibaren İsrail işgali altında olan Gazze’den İsrail 2005 çekilmiş ve ardından Hamas seçimleri kazanmıştır. İsrail Gazze’ye yönelik baskıları artırmıştır. İsrail, Hamas’ın deniz yoluyla Gazze’ye silah soktuğunu ve bu silahların İsrail’e karşı kullanıldığını iddia etmiştir. Aynı süreçte İsrail 2008’de Dökme Kurşun Operasyonu sırasında deniz ablukası başlatmış ve 2009’da NAVTEX ilan ederek Gazze’yi deniz trafiğini kapatmıştır. Uygulanan abluka, insani yardım kuruluşları ve sivil toplum örgütleri tarafından “yasa dışı” olarak nitelendirilmiş ve tepki toplamıştır. Bu tarihten itibaren Gazze’ye uygulanan ablukayı delmek üzere 2008’den günümüze çok sayıda girişim ortaya konmuş olsa da bunların yalnızca 5’i Gazze’ye ulaşabilmeyi başarmıştır. En bilinen girişim, 31 Mayıs 2010’da yaşanan Mavi Marmara olayıdır. İsrail ordusu gemiye uluslararası sularda operasyon düzenlemiş, 10 kişi hayatını kaybetmiş ve 54 kişi yaralanmıştır. 2008’den 2025’te kadar abluka karşıtı girişimler devam etmiştir. Greta Thunberg’in katılması planlanan “Conscience” gemisi, 2 Mayıs’ta drone saldırısına uğramış, 1 Haziran’daki “Madleen” ve 26 Temmuz’daki “Hanzala” gibi girişimler ise İsrail tarafından engellenmiştir. Bu durum, sivil toplum kuruluşlarının abluka karşısındaki eylem repertuvarlarını değiştirmediğini ancak İsrail’in ablukayı sürdürmeye yönelik politikasında farklı dönemlerde farklı davranışlar geliştirdiğidir.
Anahtar Kelimeler: Gazze Deniz Ablukası, Özgür Gazze Hareketi, İnsani Yardım Kuruluşları, Eylem Repertuarı, Söylem Analizi