YAPAY ZEKÂ İLE KENTSEL KAMUSAL MEKÂNLARIN GÖRSELLEŞTİRİLMESİ: ÜÇ İSTANBUL MEYDANININ KARŞILAŞTIRMALI İNCELENMESİ


Creative Commons License

Kurtuluş M.

17. Uluslararası Başkent Sosyal, Beşeri, İdari ve Eğitim Bilimleri Kongresi, Ankara, Türkiye, 12 - 14 Şubat 2026, ss.470-472, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Doi Numarası: 10.30546/19023.978-9952-610-27-7.2025.5088.
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.470-472
  • İstanbul Gelişim Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Özet

Bu çalışma, yapay zekânın (YZ) kentsel kamusal mekânların yeniden yorumlanmasındaki potansiyelini

ve sınırlılıklarını, İstanbul’daki üç önemli kamusal alan olan Taksim Meydanı, Bakırköy Meydanı ve Beşiktaş Meydanı üzerinden karşılaştırmalı bir analizle incelemektedir. Yapay zekâ, bu araştırmada otonom bir tasarım otoritesi olarak değil; mevcut kentsel koşullara dayalı alternatif mekânsal anlatılar

üretebilen analitik ve spekülatif bir iş birliği aracı olarak ele alınmıştır.

Çalışmanın yöntemi, yapay zekâ destekli görsel üretim süreci için girdi olarak kullanılan güncel alan fotoğrafları ve harita verilerine dayanmaktadır. Her bir meydan için üretici yapay zekâ sistemleri

aracılığıyla çoklu alternatif tasarım senaryoları oluşturulmuş; bu senaryolar farklı mekânsal kurguların ve kentsel ifadelerin keşfedilmesine olanak sağlamıştır. Üretilen görsel çıktılar, mekânsal organizasyon, kentsel süreklilik, kullanıcı deneyimi, malzeme ve peyzaj dili ile sosyo-kültürel temsil ölçütlerini içeren

karşılaştırmalı bir değerlendirme çerçevesi kapsamında sistematik olarak analiz edilmiştir. Bu çok

ölçütlü yaklaşım, yapay zekânın farklı kentsel bağlamlarda tasarım parametrelerini nasıl yorumladığını

ve önceliklendirdiğini ayrıntılı biçimde ortaya koymuştur.

Bulgular, yapay zekâ tarafından üretilen mekânsal yorumların, her bir alanın mekânsal ve kültürel

özelliklerine bağlı olarak önemli ölçüde farklılaştığını göstermektedir. Taksim Meydanı örneğinde yapay zekâ, biçimsel düzen, aksiyel hizalanma ve simetriyi öne çıkararak görsel açıdan tutarlı ancak

toplumsal bellek ve simgesel anlamların zayıfladığı, daha nötr mekânsal kurgular üretmiştir. Bakırköy

Meydanı’na ilişkin çıktılarda ise insan ölçeği, yeşil alan kullanımı ve gündelik yaşama uygunluk ön

plana çıkmış; yerel aidiyet, konfor ve yaşanabilirlik duygusu güçlenmiştir. Beşiktaş Meydanı senaryolarında ise alanın dinamik karakterini yansıtan akış, dolaşım ve çok yönlü hareket öncelik

kazanmış; ancak bu durum, mekânsal odak noktalarının zayıflamasına ve merkezi toplanma alanlarının

okunabilirliğinin azalmasına yol açmıştır.

Alanlara özgü bu gözlemlerin ötesinde çalışma, yapay zekâ destekli görsel üretimin, görsel veriler ile bağlamsal kentsel bilgilerin bütüncül kullanımına dayanan, tekrarlanabilir ve uyarlanabilir bir değerlendirme çerçevesi sunabildiğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte araştırma, algoritmik

estetik eğilimler ve eğitim verilerinin kapsamına bağlı olarak ortaya çıkabilen temsili önyargılar gibi önemli sınırlılıkları da tespit etmektedir. Bu sınırlılıklar, kültürel kimlik, toplumsal çeşitlilik ve mekânsal karmaşıklığın temsiline etki edebilmektedir.

Gelecek çalışmalar için kullanıcı ve paydaş geri bildirimlerinin sürece dâhil edilmesi, çok zamansal tasarım senaryolarının geliştirilmesi ve nitel yorumların çevresel performans ile erişilebilirlik gibi nicel göstergelerle desteklenmesi önerilmektedir. Sonuç olarak bu çalışma, yapay zekâyı kentsel

tasarımcıların yerini alan bir araç olarak değil; analitik düşünmeyi ve spekülatif keşfi destekleyen eleştirel ve yansıtıcı bir iş birliği ortağı olarak konumlandırmaktadır.

Anahtar Kelimeler: yapay zeka, kentsel kamusal alan, İstanbul meydanları, tasarım senaryoları