Tipik Gelişim Gösteren ve Özel Gereksinimi Olan Çocuk Ebeveynlerinin Öz Şefkat Düzeyleri ile Ebeveynlik Stresi Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Gelişim Üniversitesi, LİSANSÜSTÜ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ, ÇOCUK GELİŞİMİ , Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CEREN BATIR
Danışman: Deniz Yıldız
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu araştırmada, Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) tanılı çocukların ebeveynleri ile tipik gelişim gösteren çocukların ebeveynlerinin ebeveynlik stresi ve öz-şefkat düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi ve bu psikolojik değişkenlerin ebeveynlerin bazı demografik özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Betimleyici ve ilişki arayıcı desenle yürütülen araştırmanın örneklemini, çocuğu tipik gelişim gösteren 30 ebeveyn ile çocuğu OSB tanılı olan 30 ebeveyn olmak üzere toplam 60 katılımcı oluşturmaktadır. Veriler, Sosyodemografik Veri Formu, Ebeveyn Stres Ölçeği ve Öz-Duyarlılık Ölçeği ile toplanmış; analizlerde SPSS 27.0 kullanılmıştır. Gerçekleştirilen MANOVA sonucunda, iki grup arasında öz-şefkat ve ebeveynlik stresinden oluşan çok değişkenli yapı açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Tek değişkenli incelemeler de bu bulguyu destekleyerek, bağımlı değişkenlerin hiçbirinde grup temelinde anlamlı bir farklılaşmanın olmadığını göstermiştir. Bu sonuç, tipik gelişim gösteren ve OSB tanılı çocuklara sahip ebeveynlerin öz-şefkat ve ebeveynlik stresine ilişkin genel psikolojik profillerinin benzer düzeylerde seyrettiğini ortaya koymaktadır. Her iki grupta yapılan korelasyon analizleri, ebeveynlik stresi ile öz-şefkat arasında anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki olduğunu göstermiştir. Tipik gelişim grubunda bu ilişki daha çok öz-şefkatin öz-yargılama ve aşırı özdeşleşme boyutlarıyla bağlantılıyken, OSB grubunda özellikle öz-sevecenlik ve bilinçlilik boyutlarıyla ilişkili olarak ortaya çıkmıştır. Bu bulgu, her iki grupta da öz-şefkat düzeyi arttıkça ebeveynlik stresinin azaldığını, ancak ilişkide baskın alt boyutların ebeveyn grubuna göre değişkenlik gösterdiğini ortaya koymaktadır. Demografik değişkenler açısından, ebeveynin eğitim düzeyinin her iki grupta da ebeveynlik stresini anlamlı biçimde etkilediği belirlenmiştir; eğitim düzeyi düşük olan ebeveynler daha yüksek stres bildirmiştir. Ayrıca çocuğun yaşı ile öz-şefkat arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuş, çocuğun yaşının artmasıyla ebeveynlerin öz-şefkat düzeyinde azalma görülmüştür. Bu durum, uzun süreli bakım yükünün psikolojik yıpranma ile ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Tipik gelişim gösteren çocuğa sahip ebeveynlerde öz şefkatin alt boyutları ebeveynin eğitim durumu, mesleği, bir işte çalışma durumu, aylık ortalama geliri ve çocuk sayısıyla ilişkili bulunmuştur. OSB tanılı çocuğa sahip ebeveynlerde ise öz-şefkat, ebeveynin medeni durumu, diğer çocuklarla ilgilenme durumu ve engelli çocuğun yaşı ile ilişkili bulunmuştur. Araştırmanın bulguları genel olarak, iki ebeveyn grubunun öz-şefkat ve stres düzeylerinde anlamlı bir farklılık göstermediğini, ancak bu değişkenlerin her iki grupta da benzer demografik ve psikososyal etkenlerden etkilendiğini ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, özellikle düşük eğitim düzeyine sahip ebeveynlere yönelik bilgilendirme ve destek programlarının yaygınlaştırılması; çocuğun yaşı ilerledikçe artan bakım yükünü azaltmak amacıyla uzun vadeli psikososyal destek uygulamalarının geliştirilmesi, eğitim düzeyi düşük olan ebeveynlerde stresin daha yüksek olduğu dikkate alınarak bu gruba yönelik rehberlik ve bilgilendirme hizmetlerinin, artırılması, danışmanlık programlarının tasarlanması önerilmektedir.