Çokkültürlülük ve toplumsal entegrasyon açısından Almanya'da yaşayan göçmen Türklerin sorunları


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Gelişim Üniversitesi, LİSANSÜSTÜ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ, SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER , Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SADETTİN KILIÇ

Danışman: ŞENOL DURGUN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İkinci Dünya Savaşında büyük yıkıma uğrayan Almanya, endüstriyel kalkınmada istihdam açığını kapatmak için ülke dışından yabancı işçi alımına yönelmiştir. Asırlarca karşılıklı çıkar ilişkilerin sürdüğü Türkiye ile yapılan antlaşma kapsamında kısa süreli "misafir işçiler" davet edilmiş, ancak iş yerinde gösterilen performans sonrasında kalıcı işçiler statüsüne geçmişlerdir. Aile birleşimi, çocuk parası gibi motivasyonuna artırıcı yasal düzenlemeler sonrasında bunlar kaldıkları yurtlardan yerleşik hayata geçiş yapmış ve zamanla vatandaşlığa geçerek ev sahibi toplum gibi ülkenin yüce değerlerine önemli katkılar sağlamışlardır. Çokkültürlü Almanya'da en büyük göçmen yoğunluğunu oluşturan Türkler ile ev sahibi toplum arasında ki sosyo-kültürel temasların başlangıç aşaması, süreç içerisinde karşılıklı iletişim düzeyi, entegrasyonun gerçekleşmesi esnasında ve sonrasında; olumlu ya da olumsuz etkileyen ana ve destekleyici nedenler incelenmiştir. Ana neden sadece sosyo-kültürel farklılıklar mı? Yoksa Alman emekçilerin gelecek kaygısı, dar gelirli vatandaşları etkileyen gelişmeler, göçmenlerin sayısal hareketliliği, Alman medyasının ötekileştirici yayınları ve bir kısım siyasal aktörlerin demeçleri kamuoyunu etkilemesinden kaynaklanan sorunlar mı? olduğu kapsamlı bir şekilde araştırılmıştır. Bu bağlamda toplumu temsil eden farklı kesimlerle yapılan ikili görüşmeler sonunda elde edilen bilgiler araştırmaya katkı sağlamıştır. Entegrasyonu olumsuz etkileyen Anayasal yaklaşımlar 2000 yılında yasal düzenlemeler ile farklı boyutlar kazanmıştır. Vatandaşlığın doğum ile de kazanılabileceği, göçmen masasının kurulması, çifte vatandaşlığın 2014 yılında belli koşullarla kabul edilmesi bu gelişmelerdendir. Göçmenlerin işçilikten girişimciliğe geçişleri, yerel, eyalet ve federal seçimlerde kullanılan oy oranı, kazanılan belediye başkanlıkları, parlamenterlik, meclis başkanlığı ve bakanlıklar ile siyasal katılıma katkıda bulunmaları ülkede "katılımcı" düzeyine geldiklerini göstermektedir. İslamofobi ve aşırı sağcı ırkçı parti AfD'nin eyaletlerde ve federal düzeyde parlamentoya girmesi, uyumu etkilemeye devam etmektedir.