Farklı Kliniklerde Görev Yapan Sağlık Çalışanlarının İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin Farkındalıklarının İncelenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Gelişim Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, İş Sağlığı Ve Güvenliği-Tezli , Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: PINAR SEZEN
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Ümit Alkan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:İş sağlığı ve güvenliği farkındalığının kritik önemi genel kabul görmesine rağmen, iş kazalarına bağlı ölüm ve yaralanma vakalarının sayısındaki artış devam etmektedir. Bu bağlamda, çalışan farkındalığını artırmak ve sistemdeki eksiklikleri tespit ederek riskleri en aza indirmek zorunluluk arz etmektedir. Özellikle sağlık hizmetlerinde, toplumun bu hizmetlerden etkin ve verimli faydalanabilmesi için öncelikle sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve maruz kaldığı tehlike ve risklerin tespit edilerek bertaraf edilmesi gerekmektedir. Literatürde yapılan araştırmaların büyük bir kısmı kesitsel araştırma yöntemini kullanarak hastanelerde, ağırlıklı olarak hemşireler üzerinde yoğunlaşmıştır. Bu çalışmalar genellikle iş kazaları kapsamında kesici-delici-batıcı alet yaralanmalarına odaklanırken; meslek hastalıkları açısından ise Hepatit B ve tüberküloz gibi bulaşıcı hastalıklara odaklanmaktadır. Bu tez çalışması, mevcut literatürdeki bu spesifik odaklanmayı genişletmeyi ve sağlık çalışanlarının yalnızca fiziksel risklerini değil, aynı zamanda psikososyal, ergonomik risk maruziyetini de değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu araştırma, sağlık hizmeti sunan kurumlarda görev yapan sağlık çalışanlarının İş Sağlığı ve Güvenliği 'ne ilişkin algıları ile çeşitli sosyo-demografik ve mesleki özellikleri arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi hedeflemiştir. Katılımcıların demografik özellikleri arasında 26–35 yaş aralığı, kadın cinsiyet ve lisans eğitimi baskınken, çalışanların %63,3'i iş kazası ve %37,78'i meslek hastalığı geçirdiğini bildirmiştir; bu bildirilen hastalıkların başında psikososyal ve uyku bozuklukları gelmektedir. Yapılan istatistiksel çözümleme, eğitim düzeyi, medeni durum ve cinsiyet gibi pasif değişkenlerin İş sağlığı ve güvenliği algısı üzerinde anlamlı bir fark yaratmadığını p > 0,05 gösterirken, yaş grubu, mesleki deneyim ve çalışılan birim değişkenlerinin algıyı anlamlı düzeyde etkilediği p < 0,05) tespit edilmiştir. En kritik bulgu, genel iş sağlığı ve güvenliği algısının en düşük olduğu grubun 18–25 yaş ve 1–5 yıl kıdeme sahip çalışanlar olmasıdır; bu gruplar özellikle yönetsel destek ve sağlık taraması faktörlerinde diğer gruplara göre anlamlı derecede düşük puanlar almıştır. Ayrıca, İş sağlığı ve güvenliği talimatnamesini okuma durumunun mesleki hastalıklar, yönetsel destek ve fiziksel ortam algılarını anlamlı olarak artırdığı (p < 0,001) belirlenmiş olup, bu durum kurumsal iletişimin çalışan güvenini doğrudan etkilediğini kanıtlamıştır. Kurumsal algının düşüklüğü (yalnızca %13,7'si meslek hastalığını "sık" veya "çok sık" görmektedir), yüksek bireysel risk deneyimi ile çelişerek, teşhis ve kayıt sistemlerindeki boşluklara dikkat çekmektedir.