ERKEN CUMHURİYET DÖNEMİNDE MODA VE SİYASET


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Gelişim Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Siyaset Bilimi Ve Uluslararası İlişkiler , Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CEMİLE AYDIN

Danışman: Şenol Durgun

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Sanayi Devrimi sonrasında Batı'da moda, ulusal kimliğin inşasında ve toplumsal düzenin şekillenmesinde belirleyici bir dinamik haline gelirken; Osmanlı'da Batı modası modernleşmeyi temsil eden ve zorunlu kılan bir ölçüt olarak benimsenmiştir. Tanzimat'tan itibaren uygulanan kıyafet reformları, toplumsal dönüşümün en görünür göstergelerinden biri olmuş; kimi zaman cezai yaptırımlarla desteklenerek farklı kesimlere benimsetilmeye çalışılmıştır. Bu deneyim, Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte daha köklü ve kapsamlı bir programa dönüşmüştür. Cumhuriyet döneminde kıyafet, bireysel tercih sınırlarını aşarak ulusal kimliğin inşa sürecinde işlevsel bir unsur haline gelmiştir. 1925 tarihli Şapka Kanunu, 1934 Kıyafet İnkılabı ve devlet yatırımı olarak kurulan Sümerbank; modernleşme siyasetinin bireylerin bedenleri üzerinden toplumsal hayata aktarılmasının simgesel adımlarını oluşturmuştur. Sümerbank'ın üretim ve reklam faaliyetleri, modern giyim kültürünü toplumun geniş kesimlerine yaymayı hedeflemiş; reformlara uymayanlara yönelik hukuki ve idari yaptırımlar ise bu politikaların yalnızca teşvik edilmediğini, zorunlu hâle getirildiğini göstermiştir. Dönemin basın-yayın organları —gazeteler, popüler dergiler ve mizah dergileri— eski ile yeni arasındaki gerilimleri görünür kılarak reformların toplumsal etkilerini tartışmaya açmıştır. Bu tez, Osmanlı'nın son dönemlerinden Cumhuriyet'in erken yıllarına uzanan süreçte giyim, moda ve siyaset arasındaki etkileşimi incelemektedir. Modernleşme yalnızca devlet kurumlarına yönelik bir düzenleme değil, gündelik yaşamın en görünür alanlarına nüfuz eden çok katmanlı bir dönüşüm olarak ele alınmıştır. Araştırma tarihsel-sosyolojik bir yöntemle yürütülmüş; resmî belgeler, süreli yayınlar ve dönemin tanıklıkları birincil kaynak olarak değerlendirilmiştir. Çalışma, moda ve siyaseti kesişim noktasında ele alarak modernleşmenin toplumsal boyutlarını gündelik hayat üzerinden analiz etmekte ve literatürdeki siyaset–moda eksenli modernleşme tartışmalarına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.