Aşırı Özgüven Eğiliminin Finansman Kararları (Borç/Özsermaye Oranı) Üzerindeki Etkisi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Gelişim Üniversitesi, İktisadi İdari Ve Sosyal Bilimler Fakültesi, İşletme , Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Aysun Dinç
Danışman: Ali Korhan Özen
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışma, davranışsal kurumsal finans yaklaşımı çerçevesinde CFO ve diğer finans profesyonellerinin aşırı özgüven eğilimlerinin temsil ettikleri işletmelerin finansal kaldıraç kararlarıyla nasıl ilişkilendiğini incelemektedir. Yönetsel aşırı özgüvenin, firma düzeyindeki borç/özsermaye oranı üzerindeki etkisini anlamak, sermaye yapısı kararlarının psikolojik boyutunu değerlendirmek açısından önem taşımaktadır. Araştırmanın örneklemini finansal karar alma sürecinde aktif rol üstlenen 57 CFO ve finans profesyoneli oluşturmaktadır. Aşırı özgüven eğilimi, literatürde geçerliliği sağlanmış dört maddelik Likert tipi ölçekle ölçülmüş; finansal kaldıraç düzeyi ise borç/özsermaye oranı ile temsil edilmiştir. Bu oranların hesaplanmasında Kamuyu Aydınlatma Platformunda 31.12.2024 itibarıyla yayımlanan finansal tablolar kullanılmıştır. Araştırma modeli, küçük örneklem büyüklüğü ve öngörü odaklı amaç nedeniyle PLS-SEM yaklaşımıyla test edilmiştir. Ölçüm modeline ilişkin bulgular, kullanılan ölçeğin yeterli iç tutarlılık, yakınsak geçerlilik ve ayırt edici geçerlilik sergilediğini göstermektedir. Yapısal model bulguları ise aşırı özgüven ile finansal kaldıraç arasında negatif ve anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur (β = −0,291, p < 0,01). Elde edilen sonuçlar, aşırı özgüveni yüksek finans yöneticilerinin temsil ettikleri işletmelerde daha düşük borçlanma düzeylerini tercih edebildiğini göstermektedir. Bu bulgu, finansal karar vericilerin psikolojik özelliklerinin sermaye yapısı üzerinde etkili olabileceğini ortaya koymaktadır. Çalışma, gelişmekte olan bir ülke bağlamında davranışsal önyargılar ile finansman kararları arasındaki ilişkiye dair örgüt düzeyinde ampirik kanıt sunarak literatüre önemli katkılar sağlamaktadır.