Sovyet sonrası Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin değişimi ve II. Karabağ Savaşına etkileri


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Gelişim Üniversitesi, LİSANSÜSTÜ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ, SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER , Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ALİ BAYDEMİR

Danışman: Keısuke Wakızaka

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Türkiye ve Azerbaycan ilişkileri başladığı ilk günden bu yana itibarını arttırarak devam etmiştir. Büyüme potansiyeli olan iki ülkenin yakınlığı diplomatik, ticari, sosyal ve askeri alandaki gelişmeyi de beraberinde getirmektedir. Bu yakınlığın en temel örneklerinden birini de 2020 yılında Ermenistan ile yapılan II. Karabağ Savaşı'nda gördük. Ermenistan her ne kadar bölgesel bir güç olarak algılanmasa da Rus hegemonyası altında stratejik bir bölge durumuna gelmiştir. Rusya'nın uyguladığı göç politikası sayesinde Karabağ'da Ermeniler söz sahibi olmuş, bölge üzerinde karar verici unsur olarak yer almaya başlamıştır. Rusya'nın bölgenin etnik yapısına doğrudan etki etmesi yaşanan katliamlara ve zorunlu göçlere zemin hazırlamıştır. Tüm bunların sonucu olarak yıllardır süregelen, günümüze kadar devam edecek olan düşmanlık ve kin duygusu, hem Azerbaycan tarafında hem de Ermenistan tarafında kendini göstermektedir. İşgal yıllarından itibaren Azerbaycan ve Ermenistan'ın sınır hattında çatışmalar sürekli görülmektedir. Nitekim 27 Eylül 2020 yılında başlayan Azerbaycan'ın 44 günlük "Demir Yumruk" operasyonu ile işgal edilen toprakların büyük bir bölümü kurtarılmıştır. Karabağ'da bağımsızlığa giden yolda Türkiye'nin etkisi önemsenemeyecek boyutta olmuştur. Türkiye bölgede aktif rol alarak Rusya'yı temkinli olmaya itmiş ve Ermenistan'ın yalnız kalmasına yol açmıştır. Azerbaycan'ın ana vatana katılan Karabağ Bölgesi ile birlikte Azerbaycan'ın uluslararası arenada ve coğrafyada önemli kazanımlar elde ettiği gözlemlenmektedir.