GENÇ YETİŞKİNLERDE ERKEN DÖNEM UYUMSUZ ŞEMALAR İLE ÖZ SAYGI VE SOSYAL KAYGI DÜZEYLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Gelişim Üniversitesi, LİSANSÜSTÜ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ, PSİKOLOJİ , Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DENİZ MOLLA ÖZEN
Danışman: Selcen Yetkin Özden
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu araştırmada, genç yetişkin bireylerde erken dönem uyumsuz şemaların sosyal kaygı ve özsaygı düzeyleriyle olan ilişkisi incelenmiştir. Kişilerin erken çocukluk döneminden itibaren yaşadıkları deneyimlerin, zamanla işlevsel olmayan şema yapılarının gelişimine neden olabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada, söz konusu şemaların bireylerin sosyal kaygı düzeylerini ve benlik saygılarını nasıl etkilediği ile birlikte, cinsiyet ve aile yapısı değişkenleri açısından farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Araştırma kapsamında 18-30 yaş aralığında, 182 kadın (%52,8) ve 163 erkek (%47,2) olmak üzere toplam 355 kişiden oluşan bir örneklem grubuyla çalışılmıştır. Katılımcılara Demografik Bilgi Formu, Young Şema Ölçeği Kısa Formu (YŞÖ-KF3), Liebowitz Sosyal Kaygı Ölçeği (LSAS) ve Benlik Saygısı Değerlendirme Kısa Formu (BSDÖ-KF) uygulanmıştır. Verilerin analizi için SPSS Statistics for Windows 25.0 (deneme sürümü) kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, kopukluk, zedelenmiş otonomi, diğerlerine yönelim ve yüksek standartlar şema alanları ile sosyal kaygı (kaygı ve kaçınma alt boyutları dahil) arasında anlamlı ve pozitif yönlü ilişkiler olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte, çoklu regresyon analizleri sonucunda, sadece zedelenmiş otonomi ve zedelenmiş sınırlar şema alanlarının sosyal kaygı üzerinde anlamlı etkileri olduğu ortaya konmuştur. Bu bulgulara göre, bireylerin zedelenmiş otonomi şemasına dair skorları arttıkça sosyal kaygı düzeylerinin de yükseldiği; zedelenmiş sınırlar şemasındaki skorlar yükseldikçe ise sosyal kaygı düzeylerinin azaldığı söylenebilir. Zedelenmiş otonominin sosyal kaygı üzerindeki etkisi, diğer şemalara kıyasla daha belirgindir. Öte yandan, zedelenmiş sınırlar ile erken dönem uyumsuz şemalar ve sosyal kaygı arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Kopukluk ve zedelenmiş otonomi şema alanlarının, olumlu benlik saygısıyla negatif; olumsuz benlik saygısıyla ise pozitif yönde ilişkili olduğu belirlenmiştir. Dikkat çekici bir şekilde, zedelenmiş sınırlar şeması olumlu benlik saygısını pozitif, olumsuz benlik saygısını ise negatif yönde yordayan bir faktör olarak öne çıkmıştır. Diğerlerine yönelim şema alanı da olumlu benlik saygısını artırıcı, olumsuz benlik saygısını ise azaltıcı bir değişken olarak bulunmuştur. Yüksek standartlar şeması ile benlik saygısı arasında korelasyon bulunsa da çoklu regresyon analizlerinde bu şemanın olumlu ya da olumsuz benlik saygısı üzerinde anlamlı bir etkisi tespit edilmemiştir. Cinsiyet değişkenine göre yapılan analizlerde, kadın katılımcıların sosyal kaygı, kaygı ve kaçınma alt boyutlarında erkeklere kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek puanlar aldığı görülmüştür (p<0.05). Ayrıca, aile yapısına göre yapılan değerlendirmelerde, kopukluk, zedelenmiş otonomi, yüksek standartlar şema alanlarında; kaçınma alt boyutunda ve benlik saygısının olumlu ve olumsuz yönlerinde anlamlı farklılıklar bulunmuştur (p<0.05).