The impact of vertical and horizontal communication on turnover intention: The mediating role of job satisfaction


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Gelişim Üniversitesi, LİSANSÜSTÜ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ, İŞLETME , Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: SHAHD HAZM MOHAMMED ALKHAFAJI

Danışman: Birol Baysak

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu araştırma, iç iletişimin –özellikle dikey ve yatay iletişimin– çalışanların işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisini, iş doyumunu aracılık değişkeni olarak ele alarak incelemektedir. Sistem kuramı rehberliğinde yürütülen bu çalışma, iç iletişimi örgütsel alt sistemleri birbirine bağlayan, tutarlılığı artıran ve çalışan bağlılığını kolaylaştıran temel bir örgütsel faaliyet olarak çerçevelendirmektedir. Nicel araştırma yaklaşımı benimsenerek, İstanbul ve Irak'ın Bağdat kentlerinde görev yapan toplam 203 çalışan ve öğretmenden veri toplanmış, bu veriler Kısmi En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modellemesi (PLS-SEM) yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, dikey iletişimin iş doyumunu anlamlı düzeyde artırdığını, ancak yatay iletişimin doğrudan bir etkisinin bulunmadığını ortaya koymuştur. Öte yandan, iş doyumu işten ayrılma niyeti üzerinde güçlü ve negatif bir etki göstermiştir; bu durum, iş doyumunun çalışanların elde tutulmasında kritik bir rol oynadığını doğrulamaktadır. Aracılık analizleri, iş doyumunun dikey iletişim ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkiyi tamamen aracıladığını, ancak yatay iletişim ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide bir aracılık göstermediğini ortaya koymuştur. Bu bulgular, yönetsel iletişimin hem iş doyumu hem de çalışanların işten ayrılma niyetlerinin azaltılmasında stratejik bir rol oynadığını vurgulamaktadır. Araştırma, dikey ve yatay iletişimin etkilerini ayrı olarak değerlendiren, ampirik olarak test edilmiş bir model sunarak iç iletişim ve insan kaynakları yönetimi literatürüne katkı sağlamaktadır. Örgütsel karar vericiler açısından, yöneticilerin iletişim uygulamalarına yatırım yapılmasını öncelikli bir alan olarak ele alma ve iş doyumunu iş gücü istikrarının sağlanmasında temel bir unsur olarak görme yönündeki öneriler faydalı olabilir.