Kadınlarda Algılanan Stres Düzeyi ve Vücut Algısının Depresyon, Anksiyete ve Duygusal Yeme Üzerindeki Etkileri


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Gelişim Üniversitesi, LİSANSÜSTÜ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ, KLİNİK PSİKOLOJİ , Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CENNET NUR BULMUŞ

Danışman: Selcen Yetkin Özden

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu araştırma, kadınlarda algılanan stres düzeyi ve vücut algısının; depresyon, anksiyete ve duygusal yeme davranışı üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, yaş grubu, eğitim düzeyi, beden kitle indeksi (BKİ), medeni durum ve sosyoekonomik durum gibi demografik değişkenlerin bu ilişkiler üzerindeki rolü de araştırılmıştır. İlişkisel tarama modeliyle yürütülen araştırmanın örneklemini, İstanbul Bağcılar ilçesinde yer alan iki sağlıklı hayat merkezine başvuran, 18 yaş üstü, okur yazar, bedensel ve zihinsel engeli bulunmayan 505 kadın oluşturmaktadır. Veriler, geçerlilik ve güvenirliği sağlanmış altı ölçek aracılığıyla toplanmıştır. Bunlar Sosyodemografik Bilgi Formu, Algılanan Stres Ölçeği, Vücut Algısı Ölçeği, Beck Depresyon Ölçeği, Hamilton Anksiyete Değerlendirme Ölçeği ve Salzburg Duygusal Yeme Ölçeğidir. ​Anketler aracılığıyla elde edilen verilerin analizi için IBM SPSS 30 versiyonu kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, kadınlarda algılanan stres düzeyi ile depresyon ve anksiyete düzeyleri arasında anlamlı pozitif korelasyonlar bulunduğunu, ancak stresin duygusal yeme üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığını göstermektedir. Benzer şekilde, olumsuz vücut algısı ile depresyon ve anksiyete düzeyleri arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler saptanmıştır; fakat vücut algısının da duygusal yeme davranışıyla anlamlı bir ilişkisi bulunmamıştır. Regresyon analizleri, algılanan stres ve vücut algısının özellikle depresyon ve anksiyete üzerinde anlamlı yordayıcılar olduğunu göstermiştir. Sosyodemografik değişkenlerin bazı psikolojik değişkenler üzerinde anlamlı farklılıklara yol açtığı görülmüştür; örneğin 18–25 yaş grubundaki kadınlar, daha yüksek depresyon düzeyine sahiptir. Araştırma sonuçları, stres ve vücut algısının psikolojik iyi oluş üzerinde belirleyici etkilere sahip olduğunu ve demografik faktörlerin bu etkilerde farklılaşma yarattığını ortaya koymaktadır. Bulgular literatür çerçevesinde tartışılmış, araştırmanın sonuçları, sınırlılıkları ve bazı öneriler sunulmuştur.