Soğuk savaş sonrası Türkiye-Azerbaycan ilişkileri: Artan işbirliğinin Dağlık Karabağ sorununa etkisi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Gelişim Üniversitesi, LİSANSÜSTÜ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ, SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER , Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: VUSAL HALİLZADE
Danışman: Hayriye Asena Demirer
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Türkiye'nin Milli Mücadele döneminden Azerbaycan'la ilişkileri Azerbaycan Halk Cumhuriyeti'nin (AHC) bağımsızlığa kavuşturulması etrafında sürmüştür. 1918 yılında kurulan ve Osmanlı devleti ile ilişkiler kuran AHC iki yıl gibi kısa bir süre sonra Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne (SSCB) katılmıştır. 1990'lı yıllara kadar, uzunca bir süre SSCB'nin bir parçası olan Azerbaycan Cumhuriyeti, 1991 yılından sonra bağımsızlığını kazanmıştır ve bağımsızlığının hemen ardından Türkiye-Azerbaycan ilişkileri siyasi ve ekonomik alanda gelişmeye başlamıştır. Azerbaycan, Türkiye'nin aracılığıyla Avrupa'ya dönük bir dış politika izlerken, aynı zamanda Rusya ile ilişkilerinde dengeli bir politika yürütmeye çalışmıştır. Bu tezde Türkiye ve Azerbaycan arasında otuz yıldan beri devam eden ilişkiler siyasi, ekonomik ve askeri boyutlarıyla ele alınacaktır. İlişkilerin ekonomik boyutundan bahsedilecek olursa Türkiye açısından, Azerbaycan ile yapılan enerji ve ulaşım alanlarındaki anlaşmalar, Türkiye'nin Rusya ve İran'a olan gaz bağımlılığı azaltarak enerji arz güvenliğinin sağlanmasına katkıda bulunmuştur. Ayrıca Türkiye-Azerbaycan ekonomik ilişkilerinin Orta Asya devletlerini ve Çin'i, Türkiye ve Avrupa'ya bağlaması gibi stratejik boyutları üzerinde de durulacaktır. Diğer taraftan iki ülke arasındaki siyasi ilişkiler açısından, Dağlık Karabağ Sorunu nedeniyle siyasi bir kriz yaşayan Azerbaycan'ın, toprak bütünlüğü konusunda Türkiye'nin siyasi desteğini almasının öneminin büyük olduğu söylenebilir. Türkiye Dağlık Karabağ Sorunu'nda Azerbaycan'a askeri ve siyasi destek verirken sorunun çözümünde rol oynamıştır. İkili ilişkiler bu yönüyle Türk Dış Politikası'nın (TDP) Güney Kafkasya'yla ilgili öncelikleri çerçevesinde gelişmiş, Türkiye hem Avrupa devletlerinin hem de kendi enerji güvenliğini sağlamış ve bu bölgede kendi siyasi mevcudiyetini ortaya koymuştur. Bu çalışmanın giriş bölümünde, içerik, amaç ve araştırma sırasında izlenen yöntem belirtilmiştir. Birinci bölümde, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin başlangıcı; Osmanlı devletinin Azerbaycan'ın bağımsızlığı için yaptığı askeri ve siyasi destek; Nahçıvan bölgesinin Türkiye-Azerbaycan ilişkilerindeki önemi ve 1991 yılında kurulan Türkiye-Azerbaycan ilişkileri incelenecektir. İkinci bölümde I. Karabağ Savaşı'nda Türkiye-Azerbaycan ilişkileri incelenecektir. Üçüncü bölümde, toprakları Güney Kafkasya bölgesinde yer alan Azerbaycan'ın koridor rolü üstlenmesinin önemi ile Türkiye-Azerbaycan enerji ve ulaşım projelerinin iki ülkeye sağladığı ekonomik faydaların yanısıra stratejik boyutu üzerinde de durulacaktır. Dördüncü bölümde, Türkiye'nin son yıllarda Güney Kafkasya'ya yönelik takip ettiği dış politikası, II. Karabağ Savaşı öncesi Türkiye-Azerbaycan ilişkilerindeki önemli gelişmeler üzerinde durulacaktır. Beşinci bölümde ise Karabağ Sorunu'nun çözümü üzerinde durulacak, II. Karabağ Savaşı'nın stratejik kazancı olan Karabağ bölgesi ve Zengezur Koridoru'nun Türkiye açısından önemi tartışılacaktır.